"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kadastro Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmasında ..... 101 ada 108 parsel, belgesizden 3731,83 m2 yüzölçümü ve meyve bahçesi niteliğiyle, 101 ada 119 parsel belgesizden 7515,53 m2 yüzölçümü ve tarla niteliğiyle davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili, 03.12.2015 havale tarihli dilekçesiyle......mahallesi 101 ada 108 ve 119 parsel numaralı taşınmazların kadastro tespiti sırasında tescil harici bırakılan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı iddiasıyla tespitin iptali ve taşınmazların Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, çekişmeli 101 ada 108 ve 119 parsel numaralı taşınmazların üzerinde davalının zilyetlik yoluyla edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Yörede 1978 yılında yapılmış arazi kadastrosu ve 2015 yılında 3402 sayılı Kanunun Ek 5. maddesine göre yapılmış orman kadastro çalışması bulunmaktadır.
1)Davacı Hazine vekilinin çekişmeli 101 ada 119 parsele ilişkin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; dosya kapsamına, bilirkişi rapor ve krokilerine, kadastro paftasındaki konumuna göre, çekişmeli 101 ada 119 parsel sayılı taşınmazın 101 ada 1 orman parseli ile çevrili 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde tanımlanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
6831 sayılı Kanunun 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
Ayrıca orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece, 101 ada 119 parselin orman içi açıklık niteliği gözetilerek davacı Hazinenin bu parsele yönelik davasının kabulüne karar vermek gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddi yolunda hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
2)Davacı Hazine vekilinin dava konusu 101 ada 108 parsel numaralı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre çekişmeli 101 ada 108 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün dava konusu 101 ada 119 parsel yönünden BOZULMASINA,
2) İkinci bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün dava konusu 101 ada 108 parsel yönünden ONANMASINA 03/12/2019 günü oy birliğiyle karar verildi.