"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 1196 ada 4 sayılı parsel üzerinde 18 bağımsız bölümden ibaret ... Apartmanının ... kat planında yönetim ofisi olarak düzenlenmiş olan yeri hiçbir hukuksal dayanak ve karar olmaksızın davalı şirketin yönetim ofisi olarak kullandığını, apartman karar defterinde 19.02.2014 tarihli toplantı kararlarının 1. maddesinde ...'ın yönetici olmasına tüm kat maliklerinin oy birliği ile karar verdiğini, ancak imzaların incelenmesinde 18 malikten 10 kişinin imzasının bulunduğunu, 3. maddesinde de ortak alanların kiraya verilmesindeki yetkinin yöneticide olduğu kararı alındığını, yönetim ofisi olarak ayrılmış yerin kiraya verilmesine dair tüm kat maliklerinin oybirliği ile alınmış bir kararının bulunmadığını belirterek, davalının dava konusu yeri haksız işgaliyle elatmasının önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 18.800,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalının ... Apartmanının yönetim ofisine yapmış olduğu müdahalenin önlenmesine ve ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün temyizi üzerine, Dairemizin 16/11/2017 gün ve 2017/4066 E.- 2017/9508 K. sayılı kararı ile ecrimisil istemi yönünden tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması, ortak yerlere yapılan el atmanın önlenmesi yönünden ise eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmediğinden bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, ecrimisil istemi yönünden tefrik kararı verilmiş, ortak yerlere yapılan elatmanın önlenmesi yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; mahkemece, yapılmasına hükmedilen işlemlerin yerine getirilmesi için davalı tarafa Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesi hükmü uyarınca uygun süre verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değil ise de bu husunun giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1. bendinin sonuna “kararın kesinleşmesinden itibaren karar gereğinin yerine getirilmesi için 20 gün süre verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 17/04/2019 günü oy birliği ile karar verildi.