"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1967 yılında kesinleşen tapulama çalışmasında, ... ili, ... ilçesi, ... köyü ... ada parsel sayılı, 81.000.00 m² yüzölçümlü, tarla nitelik taşınmaz 06.06.1945 tarih ... ilâ ... ve ... sayılı tapu kaydına istinaden Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin ...'in mirasçıları olduğunu, ... ilçesi, ..., ... mevkiinde kain, ... parsel sayılı taşınmazın müvekkillerinin murisine ait 1939 tarih ve 2 ile 86 nolu vergi kayıtları uyarınca kadastro tespiti sırasında adına tescil edilmesi gerekirken hukuka aykırı olarak Hazine adına tespit gördüğünü belirterek taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkilleri adına tapuya tesciline, olmadığı takdirde TMK'nın 1007. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00.-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde TMK'nın 1007. maddesi gereğince tazminat istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 03.03.1967 tarihinde kesinleşen tapulama çalışması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, davacılar murisi adına herhangi bir tapu kaydının olmadığı, ... Kadastro Hakimliğinin 1988/79 E.- 1988/111 K. sayılı dosyasında da davacıların murisinin aynı vergi kayıtlarına dayandığı ve bu davada taşınmazın orman tahdidi dışına çıkarılma talebinin reddine karar verildiği, dava konusu taşınmazın 03.03.1967 tarihinde kesinleşen tapulama çalışması ile tapuya tescil edildiği, tapu iptal ve tescil davası açmak için 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davacılar murisi adına da iptal edilen bir tapu olmadığından Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi gereğince tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşıldığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 23/02/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.