"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Orman Yönetimi vekilinin Kadastro Mahkemesine sunduğu 31.01.2013 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü ... ada ... parsel (eski ... parsel) sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama çalışmaları sonucu davalı taraf adına tespit edilerek askı ilanına çıkarıldığını ancak taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kalması nedeniyle tamamının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, hükmün davalı tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 26.05.2014 tarih ve 2014/6322 E. - 2014/6880 K. sayılı tarihli kararı ile onanmış, dosya görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmiş, mahkemece yapılan yargılama neticesinde ise davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen tahdit sınırları içinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce; 1952 yılında genel arazi kadastrosu, 02.06.1971 tarihinde ilân edilerek kesinleşen seri bazda yapılan orman kadastrosu ile daha sonra 17.01.2002 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın seri bazdaki orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu ve eski tarihli memleket haritası ve hava foıtoğrafındaki mevcut durumu karşısında da orman sayılan yerlerden olmadığı anlaşıldığından, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28/02/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.