Logo

20. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, ... ilçesi, .... köyü 169, 170 ve 171 sayılı parsellerin batısında önce babasının, 1971 yılından beri de müvekkilinin zilyetliğinde bulunan, 22.400 m² yüzölçümündeki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinme koşullarının oluştuğunu belirterek müvekkili adına tescili istemiyle dava açmıştır.

Davalı Hazine vekili, 22.04.2014 tarihli dilekçesinde çekişmeli taşınmazın TMK'nın 713/6. maddesi uyarınca Hazine adına tescilini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddi ile ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bulunan 29/12/2014 havale tarihli fen bilirkişisi raporunun ekinde bulunan krokide (A) harfi ile gösterilen 4191,62 m², (B) harfi ile gösterilen 164,26 m², (C) harfi ile gösterilen 1623,50 m², (D) harfi ile gösterilen 2128,35 m² ve (E) harfi ile gösterilen 12343,27 m²'lik yerlerin dere yatağı vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce yapılan ve 06.05.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu 1980 yılında yapılmış ve sonuçları 10.03.1981 - 09.04.1981 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıllık süre geçmiştir.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılamayacak yerlerden olduğu belirlenerek ve dava konusu taşınmazın tespit edilen değerine göre tamamlanan harç üzerinden vekalet ücreti hesaplanarak yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27/04/2017 günü oy birliği ile karar verildi.

***