Logo

20. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili 23/03/2015 havale tarihli dava dilekçesinde dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde sınırları bildirilen taşınmazların ... dışına çıkarılmasına ilişkin yapılan işlemin iptal edilerek ... vasfı ile Hazine adına tescil edilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraz ve tescil istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ... kadastrosu 2014 yılında 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunla değişik 5. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel ... dışı kültür arazisi olarak bırakılmış, daha sonra 14/04/2015 tarihli kadastro tutanağında 102 ada 1 sayılı parselin 3402 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi kapsamındaki yerlerden olduğu belirlenerek ... oğlu ... zilyetliğinde bulunduğu ve işbu 2015/7 Esas sayılı dosya nedeniyle maliki ve niteliği mahkemece belirlenmek üzere davalı olarak tespiti yapılmıştır.

Mahkemece çekişmeli taşınmazların ... sayılan yerlerden olduğu belirlenerek ... vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de eldeki davada 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesinin uygulanması gerekmesine rağmen kadastro tutanağında dava konusu 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 20 yıldan beri zilyet olduğu belirtilen ... davaya dahil edilmeden hüküm kurulmuştur. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulamaz.

3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi uyarınca, kadastro mahkemesi, malik hanesi açık bırakılan bu taşınmaz hakkında re'sen araştırma ilkeleri çerçevesinde yargılama yaparak gerçek hak sahiplerini bulmak ve bu doğrultuda karar vermek zorundadır. Taraf teşkili dava şartı olup, bu şart sağlanmadan işin esasına girilemez.

O halde mahkemece, öncelikle eldeki davada 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilerek ... oğlu ... yöntemine uygun şekilde davaya dahil edilerek duruşma gün ve saatinden haberdar edilmeli, bu yolla taraf teşkili sağlandıktan sonra tarafların bildirecekleri tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece bu yönler gözardı edilerek, usûlünce taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 17/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***