Logo

20. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

..., ... ilçesi, ... köyü 477 ve 429 parsel sayılı sırasıyla 953,00 m2, 540,00 m2 yüzölçümlü taşınmazlar, tarla vasfıyla davalı murisleri ... adına tapuda kayıtlıdır.

Davacı ... Yönetimi, asıl dosyada ... köyü 477 parsel sayılı taşınmazın tapuda davalı murisleri adına kayıtlı olduğunu, davalı taşınmazın tamamının 28.03.2012 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını, birleşen 2013/445 E. sayılı dosyada ise 429 parsel sayılı taşınmazın tapuda davalı murisleri adına kayıtlı olduğunu, davalı taşınmazın tamamının 28.03.2012 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kaydının krokide belirtilen kısmının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili ile karar kesinleşinceye kadar taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması istemleriyle dava açmıştır.

Mahkemece; davanın kabulü ile... ilçesi, ... köyü 429 ve 477 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 766 sayılı Kanun hükümlerine göre 1984 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosu, 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 28.09.2011 tarihinde ilana çıkarılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalı ...'dan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve alınan temyiz harcının istek halinde iadesine

24/04/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.

***