"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki davada ... ... 26. Asliye Hukuk ve ... ... 2. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
... ... 26. Asliye Hukuk Mahkemesince, davalının davacıdan hizmet satın alan arsa maliki olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
... ... 2. Tüketici Mahkemesince ise davacının tüketici olmadığı, limited şirket olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
08.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2. maddesi uyarınca "Her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar" bu kanun kapsamındadır. Kanunun 73/1. maddesi uyarınca, bu kanun kapsamından doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç Başlıklı 1. maddesinde Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Satıcı; "Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi"; tüketici ise "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi" ifade etmektedir. Aynı Kanunun 3. maddesinde de "Tüketici işlemi", "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 5. maddesinde ise yapı denetim hizmet sözleşmelerinin yapı sahibi ile denetim kuruluşu arasında akdedileceği hükme bağlanmış, bahsi geçen kanuna dayanılarak çıkarılan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 8. maddesinin 1 numaralı bendinde de yapı sahibinin, yapı denetimi hizmet sözleşmesini bizzat veya hukuken temsile yetkili vekili aracılığı ile imzalamak zorunda olduğu belirtilmiş bulunmaktadır.
Somut olayda davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya karşı yapı denetim ücretini ödemediğinden icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise cevap dilekçesinde müvekkilinin ... mahallesinde 611 ada 32 parselde bulunan kargir apartman
niteliğindeki gayrımenkulün yıkılarak yerine inşaat yapılması dışı müteahhit ... ile anlaştıklarını, yapı denetim ücretinin sözleşme gereğince müteahhit tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını ileri sürmüştür.
Dosya kapsamından davacı şirketin hizmet piyasasında ticari ve mesleki amaçla hareket ettiği anlaşılmakta ise de, davalının arsa malikinin arsasını değerlendirme amacıyla hareket ettiğinden, arsa malikinin 6502 sayılı Kanunda belirlenen tüketici tanımına uymadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince; ... ... 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 13/12/2016 gününde oy birliği ile karar verildi.