Logo

20. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı dava dilekçesi ile, kat irtifaklı binada davalıya ait 3. kattaki bağımsız bölümün inşaatının tamamlanmaması sebebiyle alt katta davacıya ait bulunan bağımsız bölümde güneş, yağmur, nem vb. etkenlerden dolayı sürekli hasar oluştuğunu, her yıl boya ve badana yaptırmasının yeterli olmadığını, davalının bağımsız bölümünün tamamlanmasını istediği halde tamamlamadığını, bu nedenle bağımsız bölümde oluşan zarar ve kiraya verilememe yüzünden yoksun kalınan kira gelir kaybı olarak 2.500,00 TL maddi alacak ile 5.000,00 TL manevi tazminat istenilmiş, mahkemece davalının kusuru olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafın mahkeme kararını temyiz etmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 16.06.2014 tarih 2014/8994 Esas 2014/10573 Karar sayılı ilamı ile “Bilirkişi kurulunca davacı bağımsız bölümünde oluşan bu zararın kaynağının ne olduğu, davalı bağımsız bölümün hangi bölümlerinden kaynaklandığı, anayapının ortak yer niteliğindeki kısımlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılarak zararın ortak yerlerden kaynaklandığının tespiti halinde her bağımsız bölüm malikinin arsa payı oranında sorumlu tutulacağı, aksi takdirde davalı bağımsız bölümünden kaynaklanan zararın yukarıda açıklanan hususlara göre davalının sorumlu olacağı gözetilip, buna göre bir değerlendirme ve hesaplama yapılması gerekirken sadece davacının bağımsız bölümünde oluşan zararın giderme bedeli hesaplanmıştır. Mahkemece, davacının bağımsız bölümünün kiraya verilememesi nedeni ile yoksun kalınan kira bedeli hakkında istem ile manevi tazminat isteminin reddinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak açıklanan esaslara göre zararın kaynağı ve giderilmesi bedelinin denetime olanak sağlayacak biçimde hesaplanarak bedeline hükmedilmesi gerekirken davalının 5 yıllık inşaat ruhsatına sahip olması nedeni ile bu süre içerisinde bağımsız bölümün verdiği zarardan sorumlu ve kusurlu bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.” denilerek yerel mahkeme kararı bozulmuştur.

Mahkemece; bozma ilamına uyularak, bilirkişiden alınan rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunarak, davacının bağımsız bölümünde oluşan zararın davalının bağımsız bölümünden kaynaklanmış olduğu gerekçesiyle Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 1.200,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısım yönünden talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyize konu miktar karar tarihi itibarıyla 2.080,00 TL'lik temyiz kesinlik sınırının altındadır.

6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'nın 5219 sayılı Kanun ile değişik 427. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca miktar veya değeri 2.080,00.-TL'yi geçmeyen kararlar kesin olduğundan miktar yönünden temyiz dilekçesinin REDDİNE, temyiz harcının istek halinde iadesine 16/01/2018 günü oy birliği ile karar verildi.

***