"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; aidat bedelinin davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle Kocaeli 4. İcra Müdürlüğünün 2013/4919 E. sayılı takibi başlattıkları, davalı borçlunun asıl alacak faiz ve tüm ferilerine itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğu, davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamı, davalının takip konusu alacağın % 20 oranından aşağı olmamak üzere inkar tazminatı istenilmiş, mahkemece; bilirkişi raporu uygun yeterli ve kanaat verici bulunduğunda hükme esas alınmak bu nedenlerle davacı yönetimin takip tarihi itibari ile davalıdan 2.475,00.-TL asıl alacak, 3.259,18.-TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu, davalı borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilerek davacı alacaklının sübut bulan davasının kabulüne, davalı borçlunun icra takibine itirazının iptaline, Kocaeli 4. İcra Müdürlüğünün 2013/4919 E. sayılı icra takibinin devamına, davalı borçlunun takip konusu alacağın takdiren % 20'si oranında tazminata mahkumiyetine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ortak gider alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
1) Dosyadaki davacı vekilinin açık beyanı ile davalının 27.07.2012 tarihli toplantıya katılmadığının ve toplantı tarihinin davalıya tebliğ edilmediğinin beyan edilmesi karşısında davalının borcu öğrendiği tarihten itibaren gecikme tazminatı yükümlülüğü başlayacağından mahkemece bu durumun araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Gerekçeli karardaki hüküm fıkrasında icra dosyasına atıf yapmakla yetinilerek borcun miktarı, faizin işleyeceği tarih ve icra inkar tazminatına konu olan asıl alacak miktarının belirtilmemiş olması da hüküm fıkrasının açık, şeffaf ve uygulanabilir, infazda tereddüte yol açmayacak kuralına aykırı olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 15/01/2018 günü oy birliği ile karar verildi.