"İçtihat Metni"
.....
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde; ... .... Konutları Site Yönetimi tarafından 01/01/2015-31/12/2015 tahmini işletme projesinde kamera sistemi için 35.000,00.-TL ödenek ayrılmasına rağmen 22/01/2015 tarihli toplantıda kamera sistemi takılmasına ve buna ilişkin giderlerin Şubat ve Mart aylarında 50'şer TL olmak üzere kat maliklerine yansıtılmasına karar verildiğini, alınan kararın iptaline ilişkin taleplerinin yönetimce kabul edilmediğini, bu sebeple 22/01/2015 tarihli toplantıda alınan "ek aidat toplanmasına" ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın 22/01/2015 tarihli kat malikleri kurulu toplantısında alınan "ek aidat toplanmasına" ilişkin kararın iptali istemine ilişkin olduğu, ancak işletme projesinde davaya konu "ek avans toplanmasına" dayanak olarak gösterilen giderler için pay ayrılmış olması gerekçesiyle 22/01/2015 tarihli kat malikleri kurulu toplantısında "ek avans toplanmasına" ilişkin alınan kararın iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; 22/01/2015 tarihli kat malikleri kurulunda alınan kararının iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, dava konusu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olup, Kat Mülkiyeti Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 5711 sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Kanununa eklenen 66. ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Buna göre görev hususu da genel hükümler uyarınca belirlenmelidir.
Hukukî uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemelerinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin görevi ise istisnadır. Özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bu nedenle mahkemece; asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 14/03/2018 günü oybirliğiyle karar verildi.