Logo

20. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

.........

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin.........mevkiinde kain 69 pafta, 3196 ada (eski ada 999), 32 parsel sayılı 1152 m2 yüzölçümlü bahçeli kargir binadaki hissedarlardan birisi olduğunu, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun ve 15/12/2012 tarihli 28498 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6306 sayılı Kanunun uygulama yönetmeliğinin 25/07/2014 tarih ve 29071 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmeliğin 4. maddesiyle değişik 8/5. maddesi uyarınca tüm kat maliklerinin yasal haklarını ve çıkarlarını koruyabilmek bakımından davaya konu binanın güçlendirilmesinin teknik olarak mümkün olup olmadığının ayrıca yapılacak güçlendirmenin maliklerin lehine olup olmadığının tespitine ve dava konusu binanın güçlendirilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece davacı vekilinin açmış olduğu davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu uyuşmazlık 6306 sayılı Kanunun uygulama yönetmeliğine dayalı güçlendirme istemine ilişkindir.

Sonradan yazılan gerekçeli kararın, tefhim edilen kısa karara uygun olması gerekir. Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunması, 10.04.1992 gün ve 1991/7-1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince mutlak bozma nedenidir.

Taraflara tefhim edilen kısa kararda "...davanın konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, dava ispatlanamadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına masrafların davacıya bırakılmasına" denildiği halde gerekçeli kararda, "davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, dava ispatlanamadığından davacı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 750,00.-TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil edilen davalılara verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. Saptanan bu çelişki karşısında, anılan İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca diğer hususlar incelenmeksizin mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile sair yönler incelenmeksizin yukarıda gösterilen değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 25/09/2018 günü oybirliği ile karar verildi.

***