"İçtihat Metni"
.....
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesi ile..... kain 218 ada 1 parsel üzerinde bulunan ..... sitesinin 33 villadan oluşan bağımsız bölüm ve ortak alanlar ile ..... mevkiinde bulunan 555 parsel tarla üzerinde kurulu sosyal tesisten ibaret olduğunu, müvekkilinin diğer ortaklar gibi ortak alanlarda aynı hakka sahip olduğunu, site yönetiminin davalının da imza ve kabulünün bulunduğu 08/09/2012 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında bu siteye ilişkin olan kullanım alanlarının her birine dair yönetim planının gündeme alınarak kabul edildiğini, davalının da kabul ettiği yönetim planına uymayarak kendisine ait villasının dışına çatılı sundurma yaptırarak, sundurmaya imara aykırı olarak kapı açtırarak, arka sahanlık duvar çıkıntıların ahşapla kapamış olduğunu, yönetim planının kararlarına aykırı hareket ettiğini, davalının imar planına, projeye, yönetim planına aykırılıklar sebebiyle davalının yaptığı aykırılıkların giderilmesine, eski hale iadeye ve kal'e karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davalı tarafından yapılan değişikliklerin yönetim planına aykırı olduğunun tespit edildiği, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ortak alana yapılan müdahalenin önlenmesi eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerle, tapu kaydı ve yönetim planının incelenmesinden; davaya konu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu ve Kat Mülkiyeti Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin 5711 sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Kanununun 66. ve devamı maddelerinde düzenlenen toplu yapılara ilişkin özel hükümler uyarınca sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlıkta Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Buna göre görev hususu da genel hükümler uyarınca belirlenmelidir.
Hukuki uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemelerinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin görevi ise istisnadır. Özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bu nedenle mahkemece, genel hükümlere göre asıl görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına temyiz harcının istek halinde iadesine 20/03/2018 günü oy birliği ile karar verildi.