"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar dava dilekçesi ile davalıların yönetici olduğu ...Konakları Sitesinde 25/01/2015 tarihinde yapılan olağan üstü genel kurul ve bu genel kurulda alınan kararların kanunda öngörülen yasal çoğunlukla alınmadığı bu sebeple iptalinin gerektiğini belirterek 25/01/2015 tarihinde yapılan olağan üstü genel kurul ve bu genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Mahkemece Riva Konakları Sitesinde yapılan 25/01/2015 tarihli olağanüstü genel kurul ve bu genel kurulda alınan kararların Kat Mülkiyeti Kanunu 42. maddesinde sayılan ana gayrimenkulün ortak yerlerinin düzgün veya bunları kullanmanın daha rahat veya bu yerlerden elde edilecek faydanın çoğaltılmasına yarayacak nitelik ve ilaveler şeklinde olduğu, bu sebeple kararların kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile alınmasının gerektiği, alınan kararların bu şartları taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kat malikleri kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerle, tapu kaydı ve yönetim planının incelenmesinden; davaya konu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu ve Kat Mülkiyeti Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin 5711 sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Kanununun 66. ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlıkta Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Buna göre görev hususu da genel hükümler uyarınca belirlenmelidir.
Hukuki uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemelerinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin görevi ise istisnadır. Özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bu nedenle mahkemece, genel hükümlere göre asıl görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 16/01/2018 günü oy birliği ile karar verildi.