"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davada ... Kadastro ve ... Asliye Hukuk Mahkemelerinin ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mer'a kullanım hakkının (aidiyetinin) tespiti istemine ilişkindir.
... Kadastro Mahkemesince 3402 sayılı Kadastro Kanununun 25. maddesi uyarınca meranın aidiyetine ilişkin davaya bakmakla Kadastro Mahkemesinin değil, genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesi ise; 4342 sayılı Mera Kanununun 13/5. maddesi gereği kadastro yapılan yerlerde mera uyuşmazlıklarının çözüm yerinin kadastro mahkemesi olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı vermiştir.
Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki başlıklı 6100 sayılı HMK'nın 12. maddesinin birinci fıkrasında "Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir" hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacıların, kadastro çalışmaları sırasında davalı ... tüzel kişiliği adına tespit görmüş olan mera vasfındaki taşınmazın, aslında kadimden beri kendi kullanımlarında olduğu iddiasıyla kendi kullanımlarında olduğunun tespitini talep ettikleri anlaşılmaktadır.
Davada tarafların iddia ve savunmalarına göre, davaya konu taşınmazın "mera" olarak vasıflandırılmasında taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı gibi, mülkiyet hakkının aidiyeti yönünden de bir uyuşmazlığın söz konusu olmadığı, mülkiyeti hazineye ait bir kamu malı niteliğinde olan mera üzerindeki uyuşmazlığın, yararlanma hakkının tesbiti ile müdahalenin önlenmesi yani eda ile ilgili olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 25. maddesi hükmünce meralar üzerindeki yararlanma hakkının, genel bir deyimle meranın hangi köy tüzel kişiliğinin ya da belediyenin merası olduğunun saptanmasının kadastro mahkemesinin görevi dışında olduğu, Kadastro Mahkemesinin görevinin sadece taşınmazın mera olup olmadığını araştırmakla sınırlı olup, eğer taşınmaz mera ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16 ve 25. maddeleri hükümlerine göre sınırlandırma kararı vermekle yetinileceği, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 27. maddesi gereğince müdahalenin önlenmesi davalarının Kadastro Mahkemesinde görülmesinin ancak mülkiyet hakkına dayanılması halinde mümkün olduğu, somut olayda ise dava aidiyete ilişkin bir haktan kaynaklanmakta, diğer bir ifadeyle meni müdahale davasının kabul veya reddi hususunun aidiyete göre belirlenmesi gerektiği anlaşılmış olmakla, uyuşmazlığın genel hükümlere göre genel hukuk mahkemesi olan asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 12/06/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.