Logo

20. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Kayyım tayin edilmesine ilişkin olarak açılan davada ... Sulh Hukuk ve ... .... Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı Bölge Adliye Mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, kayyım tayin edilmesi istemine ilişkindir

... Sulh Hukuk Mahkemesince, kayyım atamasına ilişkin yapılan kolluk araştırmasında; kayyıma muhtaç çocuk ...'in ... Mah. .. .. Sok. No:18 iç kapı no:... ... /... adresinde bulunamadığı, belirtilen adreste ikamet etmediği, çevrede yapılan araştırmalarda şahıs ve ailesini tanıyan bilen olmadığı, adı geçen şahsın kimlik bildirim sisteminden T.C. Numarası ile yapılan sorgulamada ... Mah. ... Sok. No:5 iç kapı no :... .../... adresinde ikamet ettiği bildirildiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

... .... Sulh Hukuk Mahkemesince ise; kayyıma muhtaç ...'in nüfus kayıtlarına göre ... kaydının da ... Mah. ... ... ... No:172 .../... olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

Türk Medenî Kanununun 426. maddesinde "Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atar. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa..." hükmü; 431. maddesinde ise "Vasinin atanması usûlüne ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır." hükmü getirilmiştir. Diğer yandan, aynı Kanunun 411. maddesine göre de, "Vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir."

Somut olayda, ... Sulh Hukuk Mahkemesince kayyıma muhtaç çocuk ... 'in ... Mah. ... ... Sok. No:18 iç kapı no:... .../... adresinde bulunamadığı, belirtilen adreste ikamet etmediği, çevrede yapılan araştırmalarda şahıs ve ailesini tanıyan bilen olmadığı, adı geçen şahsın kimlik bildirim sisteminden T.C. Numarası ile yapılan sorgulamada ... Mah. ... Sok. No:5 iç kapı no :... .../... adresinde ikamet ettiği bildirildiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş ise de nüfus kayıtlarının incelenmesinde güncel nüfus kayıtlarına göre küçüğün ikamet adresinin “ ... Mah. ... ... Bulvarı No:172 .../...” olduğu ve ... İlçe Emniyet

Müdürlüğünce yapılan kolluk araştırmaları sonucunda " ... Mah. ... Sk. No: 5/... sayılı adrese gidilmiş bu adresin tek katlı ve bodrumdan oluşan bina olduğu görülmüş ... katının boş olduğu, kimsenin kalmadığı, .... katta ev sahibinin oturduğu, ... katta daha önce Mersinli birilerinin oturduğu daha sonra burayı boşaltıp gittikleri ancak nereye gittiğini bilenin olmadığının " bildirildiği anlaşıldığından, uyuşmazlığın ... Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın ... ve .... maddeleri ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince ... Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 18/06/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.

***