Logo

20. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Sermaye arttırımı için taşınmazın değer tesbiti istemine ilişkin olarak açılan davada Asliye Hukuk ve Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı Bölge Adliye Mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, tazminat ve terditli olarak açılan tenkis davasına ilişkindir.

.... Asliye Hukuk Mahkemesince, dava taşınmaz satımından kaynaklı, gayrimenkulü satın alan kişiye karşı muvazalı satış nedeniyle tazminat, ve tenkis davasıdır. Bilindiği üzere mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın 5. maddesi ve devamında düzenlenmiştir. HMK'nın 12. maddesine göre; Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesince ise.... AHM'de açılan dava muris muvazaasına dayalı tazminat, olmadığı taktirde tenkis talebini içeren davadır. Davanın hukuki niteliği değerlendirildiğinde davanın HMK 6 ve devamı maddelerine göre genel yetki kurallarına göre çözümü gerektiği, buna göre genel yetkili mahkemenin davalının ikametgahı mahkemesi olan...AHM olduğu, tazminat talebi kabul edilmediği taktirde davaya tenkis davası olarak devamında tenkis davalarında kesin yetkili mahkemenin murisin ölmeden önceki son ikametgah mahkemesi olduğu, bu kuralın HMK 11.maddede düzenlendiği ve bu madde hükmüne göre son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğu anlaşılmakla davanın tazminat ve terditli olarak açılan tenkis davası olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

Taşınmazın aynına ilişkin açılan davaların taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılıp görüleceği, bunun yanı sıra 1086 sayılı HUMK'nın 13/3. maddesi (6100 sayılı HMK'nın 12/3. maddesi) hükmü uyarınca, dava birden fazla taşınmaza yönelik ise taşınmazlardan birinin bulunduğu mahal mahkemesinde ikame olunabileceği öngörülmüş olup, öte yandan müstakilen Türk Medenî Kanununun 560 ilâ 571. maddeleri uyarınca açılan tenkis davalarının ise aynı Kanunun 576. maddesi ve 6100 sayılı Kanunun 1/a maddesi hükmü uyarınca terekenin açıldığı, bir başka ifade ile miras bırakanın son ikametgahı mahkemesinde açılması gerekeceği, anılan bu yetki kurallarının kesin yetki olduğu düzenlenmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi uyarınca her dava kural olarak davalının ikametgahı mahkemesinde açılır.

Somut olayda dava muris muvazaasına dayalı tazminat, olmadığı taktirde tenkis istemine ilişkin olup davalının ikametgahı .... olduğundan uyuşmazlığın .... Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince.... Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 22/01/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.

***