"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 17/12/2014 harç tarihli dava dilekçesi ile; ... ilçesi, ... köyü 193 ada 13 parselde bulunan 7.501,16 m2 tarla vasfındaki taşınmazın ... adına kayıtlı iken 2/B uygulamasından dolayı satın alındığını bitişiğinde bulunan ve dava dilekçesine ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 2934,12 m2 yüzölçümlü taşınmazın ise kadastro tespiti sırasında ... adına tescil edildiğini, ancak söz konusu taşınmazın davacıya babaannesinden kaldığını, 50 yılı aşkın süredir zilyet edildiğini, davacının geçimini buradan sağladığını belirterek dava konusu 2934,12 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme, 1985 yılında kesinleşen ... kadastrosunda, ... sınırı içerisinde bulunan taşınmazın zilyetlikten tescili istemiyle açılan eldeki davada davacı yanın gerek hak düşürücü süreyi geçirmesi, gerekse alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın ... niteliğinde olduğunun tespit edilmesi nedeni ile açtığı davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 02.04.1985 ve 02.04.1986 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen ... kadastrosu ile daha sonra 18.02.2008 tarihinde ilân edilerek kesinleşen evvelce sınırlaması yapılmış Devlet ormanlarında ve mahkeme kararı ile ... sayılan yerlerde aplikasyon ve 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulaması vardır.
Genel arazi kadastrosu işlemi ise 01.03.1983 tarihinde kesinleşmiş, dava konusu taşınmaz fundalık niteliğiyle tescil harici bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılamayacak yerlerden olduğu gibi davacı yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı da değerlendirilerek davacı yanın davasının reddine dair yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/02/2019 gününde oy birliği ile karar verildi.