Logo

20. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 247 ada 2 parsel sayılı 2.748.488,22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Kalabak Devlet Ormanı vasfı ile Hazine adına tapuda kayıtlıdır.

Davacılar vekili 04/05/2015 tarihli dilekçesinde; ... ... köyü kadastro çalışmaları sırasında Devlet ormanı olarak Maliye Hazinesi adına tespit gören 247/2 parsel sayılı taşınmaz sınırları içerinde kalan sınırlarını bildirdiği 7000 m2 yüzölçümündeki tarla vasıflı taşınmazın davacıların müştereken zilyetlik ve tasarrufunda olduğu iddiasıyla hudut ve mesahaları yerinde tespit edilecek taşınmazın ... ... köyü 247 ada 2 parsel sayılı Devlet ormanı sahasından çıkarılıp 2/B kapsamında kalacak şekilde ayrı ada ve parsel numarasıyla tapunun beyanlar hanesine davacılar ''... ve ...'nın zilyetliğinde bulunduğu'' şerh edilmek suretiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; orman parselinin tapusunun iptali ile zilyetlik ve 2/B şerhi ile Hazine adına tescili istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman tahdit çalışmaları 3116 sayılı Orman Kanununa göre 1944 yılında yapılmış, ayrıca 2007 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 4. maddesi kapsamında tapulama çalışması yapılmış ve davalı taşınmaz bu çalışma ile Devlet ormanı olarak görülmektedir. 2012 yılında 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosu ve aynı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulaması yapılmış olup, dava konusu parsel Devlet ormanı sınırları içerisinde bırakılmıştır.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçe ve taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kaldığı anlaşılmakla; 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmadığı, öncesi Devlet ormanı olan bir yer, 2/B uygulaması ile ancak Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılabileceğinden, gerçek kişinin bu gibi yerlerin orman sınırları dışına çıkartılmasını talep etmekte hukukî yararları bulunmadığı gibi, halen tahdit içinde olan böyle bir yerin, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması için idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağından, her ne kadar mahkemece taşınmazın orman alanı olduğu ve 2/B kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu durum sonuca etkili olmadığından neticesi itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 15/06/2020 günü oy birliği ile karar verildi.

***