Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle maluliyet oranının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle malul duruma düşen davacının maluliyet oranının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 04/08/2005 tarihindeı İlinde meydana gelen kazadan dolayı %11,2 oranında sürekli maluliyetinin olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Dosyada bulunan Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 18/08/2010 tarihli raporunda davacının yaşına göre % 11,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, maluliyet oranının sürekli olduğu, iyileşme süresinin 04/08/2005 tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında % 100 malul sayılması gerektiği bildirilmiştir.

Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa'nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir.”

Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir.

Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.

Somut olayda; dosya arasına alınıp incelendiği söylenen mahkemenin 2013/298 Esas sayılı dava dosyası ile yine bu dosyanın içinde bulunduğu anlaşılan 2005/848 Esas ve 2012/87 Karar sayılı dosya ile ilgili herhangi bir belge bulunmadığı gibi davacının geçirdiği iş kazası ve maluliyet oranının tespiti ile ilgili olarak Kurumun yaptığı işlemin getirtilip yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda bir inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Yapılacak iş, mahkemenin 2013/298 Esas sayılı dava dosyası ile yine bu dosyanın içinde bulunduğu anlaşılan 2005/848 Esas ve 2012/87 Karar sayılı dosyayı getirtmek, davacının geçirdiği iş kazası ile davacının maluliyetinin tespiti hususunda Kurum tarafından ne tür bir işlem yapıldığını belirlemek, davacının maluliyetinin tespiti hususunda Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınıp alınmadığını araştırmak, alınmış ise rapor sonucunu dosya arasına almak, alınmamış ise Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmasını sağlamak, bu rapor ile Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun raporu arasında çelişki bulunup bulunmadığını değerlendirmek, çelişki bulunduğunun anlaşılması halinde çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor almak ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davacının maluliyet oranının tespitine karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

M.O

***