Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalılardan Kurum ve ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 01.10.2006 tarihinden 27.10.2009 tarihine kadar davalı işverene ait işyerinde kuruma bildirilmeyen hizmetinin tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davacının davalı ...'ye ait işyerinde 01.10.2006-05.01.2007,01.09.2007-31.10.2007 ve 16.12.2008-27.09.2009 tarihleri arasında fiili olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacının tespitini talep ettiği dönemde davalı işyerinden bildirilen hizmeti bulunmadığı,06.01.2007-31.08.2007 tarihlerinde dava dışı ... sicil numaralı işyerinden,01.11.2007-15.12.2008 tarihlerinde ... sicil numaralı işyerinden davacı adına hizmet bildirildiği görülmektedir.

...10 Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/419 E-2011/1026 K. sayılı dosyasında, davacının ve davalı İşveren ...'nün suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etme ve tefecilik iddiasıyla sanık olarak yargılandıkları,Davacı ...'in 18.04.2011 tarihli duruşmadaki ifadesinde kendisinin bankalara gelip gidip çek tahsilatı yaptığını,2009 Ekim ayındaki mali şube baskınına kadar orada çalıştığını,şirket ...tan ayrıldıktan sonra mali şube baskınına kadar tefecilik olayının gerçekleştiğini,çekleri ... 'in patron olan ... alıp,kendilerine dağıttığını ve herhangi bir faaliyeti olmayan paravan şirketler aracılığıyla çeklerin tahsil edildiğini belirttiği,yapılan yargılama sonucunda hem davacı ... hem de işveren ... 'nün sübut bulan tefecilik yapmak suçundan TCK 241/1 maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece dinlenen bordro tanıklarından bir kısmının davacıyı tanımadığını beyan ettiği,bir kısmının davacının turizm ve tefecilik işleri yapılan işyerinde şoför olarak çalıştığı,çek tahsilat işlerine baktığını belirttiği,davacı tanıklarının ,davacının şöför olarak işyerine yapılan polis baskınına kadar kesintisiz olarak çalıştığını belirttiği anlaşılmıştır.

01.07.2012 tarihinden önceki dönemde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun ”Butlan” başlıklı 20 nci maddesinde ''Bir akdin mevzuu gayri mümkün veya gayri muhik yahut ahlaka (adaba) mugayir olursa o akit batıldır.'' hükmü öngörülmüştür.

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun ”Kesin hükümsüzlük” başlıklı 27'nci maddesi de benzer bir düzenlemeye gitmiş olup, Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olacağı belirtilmiştir.

Buna göre konusu emredici hukuk kurallarına ve ahlaka aykırı iş sözleşmesi 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 27'nci maddesindeki tanımıyla kesin olarak hükümsüz (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 20'nci maddesine göre batıl) olacaktır. Kesin hükümsüz olan bir sözleşmeye dayanılarak çalışılmış olması, sözleşmeyi geçerli hale getirmez. Buna göre, kesin hükümsüz sayılan iş sözleşmesine dayanarak çalışmış olan kişi, "işçi" sayılamaz ve bu kişi işçilikle ilgili herhangi bir haktan (örneğin; ücret, sigortalılık) yararlanamaz. Sadece, sebepsiz zenginleşme ve haksız fiil kurallarına dayanarak bazı taleplerde bulunabilir.

Somut olayda ,davalıya ait işyerinde davacının tefecilik işi,çek senet tahsilatı ile uğraştığı ceza mahkemesi kararı ile sabit olup ,yargılama sırasında beyanı alınan tanıklarca da bu husus doğrulandığından , ahlaka ve hukuka aykırı hizmet akdinin tespitini isteyemeyeceği açık olup davanın reddi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalıların temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan ...'ye iadesine 19/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***