"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 07/10/2009-25/03/2010 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı, davalılardan Kurum ve ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı ve davalı SGK vekilinin tüm, davalı ...’sinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının davalılardan ... bünyesinde toplu taşıma işlerini yürüten A.Ş. bünyesinde 07.10.2009 - 25.03.2010 tarihleri arasında geçen sigortasız çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. ve 5510 sayılı Yasanın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
4857 sayılı Yasa'nın 2. maddesinde bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal ve hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren -alt işveren ilişkisi deneceği, bu ilişkide asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden asıl işveren ile birlikte sorumlu olacağı, işletmenin ve işin gereği teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl işin bölünerek alt işverenlere verilemeyeceği, ihtilaf konusu dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa'nın 87. maddesinde sigortalıların üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bununla sözleşme yapmış olsalar bile, bu Kanunun işverene yüklediği ödevlerden dolayı, aracı olan üçüncü kişi ile birlikte asıl işverenin de sorumlu olacağı, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran üçüncü
- kişiye aracı deneceği, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 12. maddesinde bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal ve hizmet üretimine ilişkin bir işte veya işin bölüm veya eklentilerinde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren deneceği, sigortalıların üçüncü kişiler aracılığıyla işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işverenin bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu olacağı bildirilmiştir.
Somut olayda, davalılar arasında üst işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, tanık beyanlarından davacının nizalı dönemde A.Ş. bünyesinde çalıştığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalı işverenler arasında üst işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğundan ve davacının davalı ...Ş. yanında çalıştığı anlaşıldığından sadeceA.Ş. yönünden hüküm kurulması gerekirken üst işveren ... için husumetten red kararı verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması hatalı olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. Maddesi delaletiyle HUMK'un 438/7. Maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hüküm fıkrasının 1. bendinin silinerek yerine “
1-a)Davacının işyeri sicil numaralı A.Ş. Ünvanlı işveren nezdinde 07/10/2009 - 17/03/2010 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli şekilde çalıştığı, davacının kuruma bildirilmeyen 29/10/2009-24/11/2009 ve 24/02/2010-17/03/2010 tarihleri arasındaki hizmetinin sigortalı çalışma olarak TESPİTİNE,fazla talebin REDDİNE,
1-b) Davalı işveren ... yönünden davanın husumetten reddine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına,
Hüküm fıkrasının 3. bendinin silinerek yerine “3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.500,00.TL.vekalet ücretinin davalı SGK ve ...den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, aynı tarife gereğince red edilen kısım üzerinden 1.500,00 TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı SGK Başkanlığı'na ve ...’na verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına,
Hüküm fıkrasının 4. bendinin silinerek yerine “4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti 300,00 TL, posta,tanık ve tebligat gideri 233,00 TL olmak üzere toplam;533,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak takdiren tamamının davalı SGK ve ...den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” ,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalılardan ... 'na yükletilmesine, 26.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.