"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, oğlundan aldığı ölüm aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, aylığının kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanması gerektiğinin tespitine, almış olduğu aylıklardan dolayı Kuruma borçlu olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı Kurum temyizine gelince;
Davacı, vefat eden oğlundan dolayı almakta olduğu ölüm aylığının, eşinden dolayı da ölüm aylığı alması nedeni ile kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptalini ve kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasını istemiştir.
Mahkemece; davacıya ödenen ve geri istenen aylığın faizi ile iadesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, kesilen aylığın yeniden bağlanması ve kesildiği tarihten itibaren yeniden ödenmesine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının eşinin 06.06.1986 tarihinde vefat ettiği, Bağ-Kur sigortalısı olduğu, davacıya eşinden dolayı 01.07.1986 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, davacının oğlunun ise; 04.09.2003 tarihinde vefat ettiği, SSK sigortalısı olduğu, davacıya oğlundan dolayı 20.10.2003 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, ancak daha sonra davalı Kurum tarafından davacıya oğlundan dolayı bağlanan ölüm aylığının kesildiği ve 20.10.2003 – 19.04.2012 tarihleri arası için yersiz ödeme çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın “Ana ve Babaya Aylık Bağlanması” başlığını taşıyan 69. maddesidir. Ölen sigortalının ana ve babasına hangi esaslara göre ölüm aylığı bağlanacağı, aylığın oranının ne olacağı bu madde ile düzenlenmiştir.
4958 sayılı Yasa'nın 06.08.2003 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 53.maddesiyle eklenen ek 46. maddesi hükmü ile bu maddenin yürürlüğe girmesinden, yani 06.08.2003 tarihinden sonra ölen sigortalıların anne ve babalarına bağlanan gelir ve aylıkları, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmaya başladıkları veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere bunlardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesileceği hükmü getirilmiştir.
Bununla birlikte 5510 sayılı Yasa'nın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 34. maddesinde kısmen benzer düzenleme yapılarak, hak sahibi eş ve çocuklardan artan pay bulunması durumunda her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması koşuluyla ana ve babaya aylık bağlanacağı, ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması durumunda ise artan paya bakılmaksızın kendilerine aylık bağlanacağı öngörülmüş, 20. maddesinde gelirin başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanmasında 34. ve 35. maddelerinin uygulanacağı açıklanmıştır.
Somut olayda; anılan Yasa maddeleri dikkate alındığında, davacın kesilen aylığın yeniden bağlanmasına ilişkin talebinin reddi yerinde ise de; BK 63. m gereğince geri istenen aylığın faizi ile iadesine ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
6111 sayılı Yasa'nın 44.maddesi ile değişik 5510 sayılı Yasa’nın 96/b maddesinde; “ Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurum'un hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanuni faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.
Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükmü düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davalı Kurum tarafından talep edilebilecek yersiz ödeme miktarını 5510 sayılı Yasa'nın 96. maddesi kapsamında belirleyerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 03.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
MO