"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine;
2-Dava, davacının 01/01/1989-01/07/1998 ve 30/11/1998-25/08/2009 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı .... Şti.'ne ait ait 15836 sicil sayılı işyerinde 01/01/1989-31/05/1990, 10/09/1991-30/11/1992, 01/01/1993-10/01/1993 tarihleri arasında, davalı ... A.Ş'ye ait 33142 sicil sayılı 26/05/2006-01/07/2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının davalı Kuruma bildirildiği, 01/07/1998-30/11/1998 tarihleri arasında dava dışı 22278 sicil sayılı .... 'na ait işyerinde çalışmasının bulunduğu, yine 2004-2007 yılları arasında giriş çıkışlarla bir kısım hizmetlerinin ise dava dışı işyerlerinden bildirildiği, Tokat Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce davalı ........'nin tasfiye halinde olduğunun bildirilmesine rağmen tasfiye memurlarına usulünce tebligat yapılmadığı ve taraf teşkili sağlanmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10.maddesine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Yasa'da yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerektiği gibi davacının aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır.
Davacının sigortalı çalışmalarının Kuruma kısmen bildirildiği hallerde, eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü süre işlemeyecektir. (Hukuk Genel Kurulunun 23.06.2004 gün ve 2004/21-369 E, 2004/371 K. sayılı kararı )
Öte yandan çalışma blok çalışma niteliğinde yani kesintisiz bir şekilde devam ediyorsa hak düşürücü süre oluşmayacaktır.
Somut olayda, davalı ... .... tasfiye halinde olmasına rağmen tasfiye memuruna dava dilekçesi tebliğ edilmeden davalı işyerinden 01/01/1989 tarihinden itibaren Kuruma yapılmış bildirimler bulunduğu dikkate alınmadan ve davacının ihtilaflı sürenin tamamında davalı işyerinde çalıştığı yönündeki iddiası araştırılmadan davalı işyerindeki çalışmasının blok çalışma niteliğinde olup olmadığı tespit edilmeden hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle yazılı şekilde davanın reddi yerinde olmamıştır.
Yapılacak iş, tasfiye işlemi neticelenmemiş ise tasfiye memuruna dava dilekçesinin tebliğ edilmesi, neticelenerek sicilden terkin işlemi yapılmış ise davalı limited şirket ile ilgili olarak ihya yapması için davacıya süre vermek, taraf teşkilini sağlamak, ihtilaf konusu dönem içerisinde kayıtlı işyeri çalışanları re'sen belirlenerek bunların yöntemince beyanlarına başvurmak, davacı bu tarihler arasında adına bildirim yapılan işyerlerinde çalışmadığını, ihtilaf konusu sürenin tamamında davalı işyerinde çalıştığını iddia ettiğinden diğer işverenleri davaya dahil ederek gösterecekleri delilleri toplamak, bu işyerlerinin ihtilaf konusu dönem bordroları getirtilerek bordro tanıklarının beyanları alınmak suretiyle davacının gerçekten bu işyerlerinde çalışıp çalışmadığını tespit etmek, gerektiğinde Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığıyla davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak , davacının davalı işyerlerinden 01/01/1989 tarihi ile 10/01/1993 tarihleri arasında bir kısım ve 26/05/2006-01/07/2006 tarihleri arasındaki hizmetinin Kuruma bildirildiği hususu da göz önüne alınarak hak düşürücü süre yönünden değerlendirme yapmaktan ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın hatalı değerlendirme neticesi yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine
24/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
C.C