Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, her iki çocuğundan dolayı ölüm aylığı alması gerektiğinin tespitiyle, kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanmasına borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine, karar vermiştir.

Hükmün davacılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, bekar olarak 26/08/2007 tarihinde vefat eden oğlu 'dan dolayı 2007/9.ay itibariyle 506 sayılı yasaya göre ölüm aylığı bağlandığı, yine bekar olarak 31/05/2008 tarihinde 1479 sayılı yasa kapsamında sigortalı iken vefat eden kızı 'dan dolayı 01/06/2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığını, 'dan dolayı aylık bağlanması üzerine'dan dolayı bağlanan ölüm aylığının Kurum’ca 01/06/2008 tarihinden itibaren kesildiğini ve borç çıkarıldığını beyanla, her iki çocuğundan dolayı da ölüm aylığına müstehak olduğunun tespiti ile davalı Kurum’a borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Uyuşmazlık; 506 sayılı yasa kapsamında sigortalı iken bekar olarak vefat eden çocuk ile yine 1479 sayılı yasa kapsamında sigortalı iken bekar olarak vefat eden çocuktan ötürü anneye ayrı ayrı ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya bekar olarak 26/08/2007 tarihinde vefat eden oğlu 'dan dolayı 2007/9.ay itibariyle 506 sayılı yasaya göre ölüm aylığı bağlandığı, yine bekar olarak 31/05/2008 tarihinde 1479 sayılı yasa kapsamında sigortalı iken vefat eden kızı 'dan dolayı 01/06/2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, 'dan dolayı aylık bağlanması üzerine 'dan dolayı bağlanan ölüm aylığının Kurum’ca 506 Sayılı Yasa’nın ek 46.maddesi gereği 01/06/2008 tarihinden itibaren kesildiği ve 22.06.2008-21.08.2012 tarihleri arasında ödenen 30.234,59 TL toplam ölüm aylığının davacıdan iadesinin istendiği anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan yasa maddeleri 506 Sayılı Yasa’nın 69.maddesi ile 1479 Sayılı Yasa’nın 45/d maddeleridir.

506 Sayılı Yasa’nın 69.maddesi “Sigortalının ölümü tarihinde eşine ve çocuklarına bağlanması gereken aylıkların toplamı, sigortalıya ait aylıktan aşağı olursa, artanı, eşit hisseler halinde, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına aylık olarak verilir. Ancak, bunların her birinin hissesi sigortalıya ait aylığın %25'ini geçemez.” hükmünü içermektedir.

1479 Sayılı Yasa’nın 45/d maddesi de “Sigortalının ölümü tarihinde veya sonradan eşine veya çocuklarına yapılması gereken tahsisin toplamı, sigortalıya ait tahsisten aşağı olursa, artan kısım eşit paylar halinde, sigortalının bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan ana ve babasına her birinin hissesi sigortalıya ait aylığın en çok % 25'i,” ödenir hükmünü içermektedir.

Somut olayda; Bağ-Kur ve SSK’dan bağlanan ölüm aylıklarının farklı olduğu, her sigortalılık dalı için kendi yasa maddelerinin uygulaması gerektiği ve yukarıdaki yasa maddeleri de gözetildiğinde davacıya bağlanan iki ayığın birbirinden farklı olması nedeniyle her iki ölüm aylığını alabileceği gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine

03.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***