Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, sigortalının trafik iş kazası sonucu sürekli iş göremezliği nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece; davacı sigortalı yararına 1.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; SGK Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, davacı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının % 35 olduğu, hükme esas bilirkişi kusur raporunda olayın meydana gelmesinde davalı işveren sirketin % 75, davacı kazazede işçinin % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.

İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur.

Oysa hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişiler, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde, saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte bulunduğu söylenemez.

Bu yönüyle davanın yasal dayanağı olan 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 77. maddesinde; “Her İşverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olacağı” Yine İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün 2.maddesinde “ Her işverenin, işyerinde işçilerinin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için, bu Tüzükte belirtilen şartları yerine getirmek araçları noksansız bulundurmak gerekli olanı yapmakla yükümlü olduğu” 4.maddesi ise “…İşverenin, işyerinde, teknik ilerlemelerin getirdiği daha uygun sağlık şartlarını sağlaması;… iş kazalarını önlemek üzere işyerinde alınması ve bulundurulması gerekli tedbir ve araçları ve alınacak diğer iş güvenliği tedbirlerini devamlı surette izlemesi gerektiği” belirtilerek işverenin iş yerinde, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili her türlü tedbirleri alması ve izlemesi gerektiği bildirilmektedir.

Bu bilgiler ışığında tartışılması gereken husus, somut olayda iş kazasının oluşmaması için işverenin ne gibi tedbirler alması gerektiği meselesidir. İşçi işini yaptığı sırada işveren tarafından alınması gerekli tedbir, bulundurulması gereken araç varsa işveren bunları temin etmekle yükümlüdür. Örneğin, işçi araçta bulunduğu sırada işverenin araçta gereken bakımları yapmaması, sürücünün yasa ve yönetmeliklere aykırı biçimde ve yeterince dinlendirilmeden uzun süreler araç kullanmak zorunda bırakılması, kısa zaman aralıklarında ve süratli araç kullanmasına yol açacak bir iş ve teslimat programı yapılması gibi durumlarda kaza meydana gelmiş ise işverenin sorumluluğu söz konusu olabilecektir.

Somut olayda davacı sigortalının, davalı şirkette klima montaj teknikeri olarak çalıştığı, olay tarihinde klima montaj işi yapmak için dava harici G.. A.. sevk ve idaresindeki araç ile işyerinin bulunduğu İzmir ilinden, Çanakkale iline seyahat ettikleri esnada, G.. A..'un araç direksiyonunda uyuması nedeniyle, aynı istikamete seyir halinde olan tırın dorsesinin sol arka kısmına çarptığı, direksiyon hakimiyetini kaybederek, orta refüjden karşıya geçtiği, banketi aşarak durduğu çarpmanın etkisi ile davacının yaralandığı anlaşılmaktadır.

Hükme esas 14.03.2012 tarihli bilirkişi kusur raporunda davalı işveren şirketin %75, davacı işçinin %25 kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de; Kesinleşen İzmir 6. İş Mahkemesinin 2013/628 Esas, 2013/456 Karar sayılı SGK tarafından açılan rücu dosyasında sürücü G.. A..'un %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu şekilde raporlar arasında çelişki olduğu, çelişki giderilmeden hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece yapılacak iş; Kesinleşen İzmir 6. İş Mahkemesinin 2013/628 Esas, 2013/456 Karar sayılı Rücu dosyasının dosya içerisine getirtilerek, trafik iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyetinden, olayın oluşuna uygun çelişkileri giderecek mahiyette kusur raporu almak, yukarıda işaret olunduğu üzere işverenin, sürücünün yasa ve yönetmeliklere aykırı biçimde ve yeterince dinlendirilmeden uzun süreler araç kullanmak zorunda bırakılması, kısa zaman aralıklarında ve süratli araç kullanmasına yol açacak bir iş ve teslimat programı yapılması gibi durumların olup olmadığı araştırılarak, iş kazasını işverene bağlayan illiyet bağının kesilip kesilmediğinin değerlendirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre, davacı tarafın kararı temyiz etmemiş olduğu dikkate alınarak usuli kazanılmış haklar ile kesinleşen maluliyet oranına göre bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuksal olgular gözetilmeksizin oluşa uygun olmayan raporun hükme esas alınması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle, BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***