"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 27.05.2005-25.12.2006 tarihleri arasında ödenmeyen aylıkların 15. basamak üzerinden hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 10 bin lirasının ödenmediği her ay için bankalara uygulanan en yüksek işletme kredisi faiz oranından işleyecek faiziyle ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davalı Kurumca 27.05.2005-25.12.2006 tarihleri arasında 15.basamak üzerinden ödenmesi gerekip ödenmeyen 18 aylığının şimdilik 10.000 Lirasının ödenmediği her ay için yasal faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile “davacıya 07/2005-12/2006 dönemine ait Bağ-Kur 15. Basamaktan bağlanan yaşlılık aylıklarının 10.530,00 TL olarak davalı kurumca ödendiği anlaşılmakla, konusuz kalan asıl alacakta karar verilmesine yer olmadığına, taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL dava konusu yaşlılık aylığına 25.05.2012 tarihinden itibaren davacının yasal faiz istemekle haklı olduğunun tespiti ile fazla istemin reddine” karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01.04.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığı, davacının yaşlılık aylıklarının hareketsiz aylıktan dolayı davalı Kuruma 19.07.2005 tarihinde iade edildiği, davacının talebi üzerine hak edip de alamadığı aylıkların davacıya ödendiği ancak 2005/7-2006/12 arasındaki aylıkların ödenmediği, davalı Kurumun işbu davanın açılmasının ardından 20.03.2014 tarihinde dava konusu aylıkları ödediği anlaşılmaktadır.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı HMK 297, 298. (Eski 1086 sayılı HUMK 388.mad.) maddelerinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Diğer taraftan, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olması gerekir.
Somut olayda, davacının dava açıldıktan sonra ödenen 2005/7-2006/12 arasındaki aylıklara ilişkin faiz talebi hakkında verilen hükmün infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Mahkemece davacının hak edeceği yasal faiz alacağının, her bir aylığın hak ediliş tarihinden itibaren aylıkların davalı Kurumca ödendiği tarihe kadar yasal faiz işletilerek hesaplanması ile tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde çelişkili hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine 04.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
C.C