"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 15.10.1998-16.07.2013 tarihleri arasında davalı apartman işyerinde kapıcı olarak çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı adına davalı işyeri tarafından davalı Kuruma verilmiş işe giriş bildirgesi olmadığı gibi bildirilmiş hizmetlerinin de olmadığı, apartmanın 16 daireden oluştuğu, davacı tanıkları ile resen tespit edilen tanıkların duruşmada dinlendiği, bilirkişi raporunun aldırıldığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının çalışmalarının başlangıç ve bitiş tarihlerinin ne olduğu dosyadaki belgelerden ve tanık beyanlarından anlaşılmamakta olup, mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yapılacak iş; kapıcı dairesine ait elektrik, su aboneliklerinin kimin adına kayıtlı olduğunun ve fatura ödemelerinin kim tarafından ödeme yapıldığının sorulması, davalı apartmanda uzun yıllardır oturanlar ile civar apartmanlarda uzun yıllar oturan komşu ya da yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar (diğer apartmanların kapıcıları, komşu market ve bakkal işleten ve çalışanları) tespit edilip tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı, davacının eşinin hizmet cetveline göre davacının eşinin davalı işyerinde kapıcılık hizmeti yapmış olup olmadığı, yapmış ise davacının yaptığı hizmetlerin eşine yardım niteliğinde olup olmadığı, davacının çalışmalarının başlangıcının ve süresinin ne olduğu açıkca belirlenmeli, gerektiğinde uzman bilirkişi görüşü de alınmak suretiyle, hükme konu dönem içinde bir günde kaç saat çalışmış olabileceği, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli ve yedibuçuk saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususu saptanarak, sigortalılık süresinin tespitine karar verilmelidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.04.2011 gün, 21-130-256 sayılı kararı).
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine
09.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
E.M