"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
: 2-.... Vek.Av. ...
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesi kapsamında kalan itibari hizmet olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, .... vekili tarafından duruşmalı, davalı Kurum vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 27.10.2006 – 31.10.2010 tarihleri arasında geçen çalışmalarının Basın İş Kanunu kapsamında olduğunun ve primlerinin buna göre ödenmesi gerektiğinin, ayrıca çalışmalarının 506 sayılı Yasa’nın Ek 5. maddesi kapsamında itibari hizmet olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkemece; davacının 27.10.2006 – 31.10.2010 tarihleri arasındaki çalışmalarının 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında ve itibarı hizmet süresine tabi çalışmalar olduğunun, 5510 sayılı Kanunun 40. maddesinin 16 bendi doğrultusunda fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin ve primlerin buna göre belirlenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işyerine ait dergide muhabir, editör olarak çalıştığını beyan eden davacı adına davalı işyerince talep edilen dönemde aralıksız çalışma bildirildiği, davacının delil olarak sunduğu dergi örneklerinde davacının isminin editör olarak yer aldığı, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nce davacının basın kartının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasa'ya 2098 sayılı Yasayla eklenen Ek. 1. maddesi hükmüne göre; itibari hizmet süresinden yararlanabilmek için sigortalının basım ve gazetecilik işyerinde çalışması gereklidir. Ek 5. Maddenin ( I/.a ) yollamada bulunduğu 5953 sayılı Yasa'nın 212 sayılı Yasa ile değişik 1. maddesinde; “Kanun hükümlerinin Türkiye'de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş Kanunundaki " işçi" tarifi şumulü haricinde kalan kimseler” hakkında uygulanması öngörülmüştür.
Diğer taraftan; söz konusu ek 5. maddeyi 01.10.2008 günü itibarıyla ilga eden 5510 sayılı Yasa'nın aynı tarihte yürürlüğe giren “Fiili hizmet süresi zammı” başlıklı 40. maddesinde, ek 5. maddeye kısmen benzer nitelikte düzenleme yapılarak, belirtilen işyerlerinde ve işlerde çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayılarının, fiili hizmet süresi zammı olarak ekleneceği, çalışmanın fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilebilmesi için, tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılar hariç, sigortalının kapsamdaki işyerleri ile birlikte işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalmasının koşul olduğu açıklanmıştır.
Somut olayda; her ne kadar davacının talebinin 01.10.2008 tarihine kadar olan kısmının kabulü yerinde ise de; 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 40. maddesi ile söz konusu maddeye 6385 sayılı Yasa'nın 15. maddesi ile eklenen 16. bend ile değişik hali gereğince değerlendirme yapılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan ...'ye iadesine 21.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
M.O