"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, maluliyet oranının tespitine, bu oran % 60 ve üzerinde olması sebebiyle kendisine başvuru tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının maluliyetinin %60 ve üzerinde olduğunun tespiti, maluliyet aylığının reddine dair Kurum işleminin iptaline ve başvuru tarihini takip eden aybaşından itibaren davacıya maluliyet aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile "davacının maluliyet oranının %60 olduğunun tespitine bu nedenle Kurum işleminin iptali ile davacıya maluliyet nedeniyle başvuru yaptığı tarihi takip eden ay başından itibaren maluliyet aylığının bağlanması gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 26.04.2011 tarihli maluliyet aylığı talebinin davalı Kurumun 01.07.2011 tarihli kararı ile davacının çalışma gücünün en az %60 ını kaybetmediğinden reddedildiği, davacının itiraz ettiği kararın Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından incelenmesini istediği, ancak kurul raporunun dosya içinde olmadığı, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'nun 05.12.2012 tarihli raporunda davacının çalışma gücünü %60 oranında kaybetmiş sayılamayacağına, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nun 05.06.2014 tarihli raporunda; davacının beden çalışma gücünü %60 oranında kaybetmiş sayılamayacağından malul olmadığına karar verdiği, üç kişilik doktor bilirkişi heyetinden alınan rapor ile davacının beden ve çalışma gücünü %60 oranında kaybettiğinden çalışamaz durumda olduğuna karar verildiği anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasa'nın 95. maddesi ise "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.
Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nca karara bağlanır." şeklinde düzenlenmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulu'nca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumu'nu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu'na giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu ile Genel Kurulu'nun raporlarında davacının çalışma gücünü %60 oranında kaybetmiş sayılamayacağına ve malul olmadığına karar vermiş olmasına, davacının yasada aranan oranda maluliyetinin bulunmadığı anlaşılmasına rağmen davanın reddine karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne hükmedilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
E.M