Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı ..., ... ve Feri Müdahil ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... Bakır tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 1997 yılı Aralık ayından 2004 yılı Kasım ayına kadar davalı işverenlere ait iş yerinde geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Somut olayda, davalı ... Başlan Sayın hakkında olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmemiş olması, davalı ...'ın 26.02.1997-31.12.1997 ve 02.09.2002-29.12.2003 tarihleri arasında vergi mükellefiyetinin olması, ...'ndan söz konusu okulu 15.11.2002 tarihinde devralmak için talepte bulunmasına rağmen bu tarihlerden önce; “21.07.2002-30.12.2003 tarihleri arasında” davacının davalı ... nezdinde çalıştığının tespitine karar verilmesi, ayrıca noterde düzenlenmiş hizmet akitleri ile davacının 13.00-17.00 saatleri arasında part-time çalışacağı belirlenmiş ve bir kısım tanıkların da part-time çalışıldığı şeklinde beyanda bulunmuş olmasına rağmen çalışmanın tam zamanlı ya da part-time olup olmadığı hususunda eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.

Yapılacak iş, davalı ... hakkında olumlu olumsuz hüküm kurulması gerektiğini göz önünde bulundurmak, davalı ...'ın vergi mükellefinin başladığı tarihten önceki dönem yönünden aleyhine hüküm kurulamayacağı dikkate alınarak, davalı ... ile ... adına tescilli 1035681 sicil numaralı işyerinin kanun kapsamından çıktığı tarih ile davalı ...'ın vergi mükellefiyetinin başladığı tarihler arasında davalı işyerinin kim tarafından işletildiğini araştırmak, ilgili belediyeden bu döneme ilişkin söz konusu kreş işyerinin ruhsat bilgilerini istemek, işyerinin vergi mükellefiyetinin bu dönemde kimin adına olduğunu ilgil vergi dairesinden ve söz konusu dönemde işyerini kimin işlettiğini ...'ndan sormak, davalı işyerinin söz konusu dönemde faal olup olmadığını belirlemek, davacının çalışmasının part-time ya da tam zamanlı bir çalışma olup olmadığı konusunda, ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, ..., zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı ... ve ...'e iadesine

13.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***