Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalıya ait işyerinde 15/03/2004-02/01/2008 tarihleri arasında geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işverene ait işyerinde 15/03/2004-09/11/2006 ve 10/12/2006-02/01/2008 tarihleri arasında 506 Sayılı Yasanın 79/8.maddesi gereğince sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 10/11/2006-09/12/2006 tarihleri arasında geçen çalışmasının dava dışı Sami Maden'e ait 1129097 sicil sayılı işyerinden bildirildiği, davalıya ait işyerinden bildirimi bulunmadığı, davalıya ait banka hesaplarından davalının talimatı doğrultusunda ihtilaflı dönemde davacının çeşitli tarihlerde para çektiği, davacıya ait kredi katları hesap ektrelerinin bulunduğu, bir kısmında adres bölümünde ".... İletişim Ltd. Şti.", bir kısmında ise sadece ".... İletişim" ibarelerinin bulunduğu, davacı ve davalı tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Öte yandan, bildirimsiz geçen çalışmaların tespitine ilişkin dava koşulları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79/10. maddesinde tanımlanmıştır. Bunlar; 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılma, yönetmelikte tespit edilen belgelerinin Kuruma verilmemiş ya da çalışmaların Kurumca saptanamamış olması ile anılan davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmış olması şeklinde sıralanabilir.

Kesintili çalışmanın varlığı halinde ise, kesintinin öncesi ve sonrasında oluşacak her çalışma devresi için dava koşullarının varlığı yukarıda belirtilen olgular dikkate alınarak belirlenecektir.

Somut olayda, davacının 10/11/2006-09/12/2006 tarihleri arasında dava dışı bir işyerinde çalışması bildirildiğine göre 09/12/2006 tarihinden öncesine ilişkin talebin dava tarihine göre hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı usulünce araştırılmadığı, 09/12/2006 tarihinden sonrasına ilişkin talep yönünden ise çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmeden sonuca gidildiği gibi işyerinin davalı ...'ye mi yoksa .... İletişim Ltd. Şti.'ne mi ait olduğu araştırılmadan sonuca gidildiği görülmektedir.

Yapılacak iş, davalı adına tescilli bir işyeri bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde Kurumdan dönem bordrolarını getirtmek, bordro tanıklarını resen tespit edip dinlemek, davalı adına hangi tarihler arasında vergi kaydı bulunduğunu sormak, davacının çalıştığını iddia ettiği işyerinin kimin adına tescilli olduğu araştırılarak .... İletişim Ltd. Şti. ne ait olması halinde taraf haline getirip göstereceği delilleri toplamak, dava dışı Sami Maden işyerinin dönem bordrolarında adı geçen kişilerin beyanlarına başvurmak suretiyle bu işyerindeki çalışmasının fiili olup olmadığını tespit etmek, davacının çalışmalarının geçtiğini bildirdiği adreste davalı Kurum nezdinde kayıtlı bir işyeri bulunmaması halinde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek, davacının hangi tarihlerde askerlik yaptığını sormak, gerçek çalışma olgusunu ve çalışmanın kesintili olup olmadığı somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra hak düşürücü süreyi bu duruma göre değerlendirmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan ...'ye iadesine, 20/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***