Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, SGK kayıtlarında sehven yazılan .......... isminin ............. olarak düzeltilmesine 01.02.1956 olarak geçen doğum tarihinin .............. olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi .......... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, Kurum kayıtlarında yanlış yazılı olan baba adı ve doğum tarihinin düzeltilmesini istemiştir.

Mahkemece, davanın yazılı şekilde kabulüne karar verilmiştir.

Bu tür aidiyet davaları kamu düzeni ile ilgili olduğundan çalışmaların başka bir sigortalıya ait olup olmadığı noktasında titizlikle inceleme yapılması ve toplanan delilerle hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde hizmetin gerçekte kime ait olduğunun saptanması gerekir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, sicil sayılı .........'ye ait işyerinden düzenlenen 05/07/1972 tarihli işe giriş bildirgesinde kimlik bilgilerinin .......... doğumlu, baba adı ...., doğum yeri ...., nüfusa kayıtlı olduğu yer ....., Hane ...., Cilt ... Sayfa....... olan ...... olarak bildirildiği, 1972/3-1976/2. dönemler arasında hizmet bildirimi bulunduğu, nüfusta ..... kızı ........ doğumlu bir kimsenin kayıtlı olmadığı, ihtilaf konusu tüm dönem bordrolarının getirtilmediği, işyerinde çalışması bulunan tarafsız bordro tanıklarının dinlenmediği, böylelikle çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmeden sonuca gidildiği görülmektedir.

Yapılacak iş, öncelikle davacının kendisine ait olduğunun tespitini istediği ve 1972/3-1976/2. dönemler arasında hizmet bildiren işyerinin ihtilaflı dönem bordrolarını getirtip, bordro tanıklarını resen tespit edip dinlemek, gerekirse Kurum, vergi idaresi, belediye ve emniyet müdürlüğü gibi kamu kurumları aracılığıyla tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, işyerinde çalışan kişinin davacı olup olmadığını tespit etmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***