"İçtihat Metni"
Davacı, yersiz olarak ödenen %'5lik pirim alacağının davalı Kurumdan faiziyle tahsiline, karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; yersiz olarak tahsil edildiği halde iade edilmediği iddia olunan işveren hissesi sigorta priminin %5 puanlık Hazine teşvikinin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurum'dan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık; ihale konusu iş nedeniyle davalı Kurum'a yapılan bildirim ve prim ödemesi esnasında 5510 sayılı Yasa'nın 81/1-(ı) bendi kapsamında %5 oranındaki prim teşvikinden yararlanamayan davacı işverenin, bu hakka sahip olup olmadığı ve davalı Kurum'a yapılan bu ödemenin iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
5510 sayılı Yasa'nın 81/1-(ı) bendinde düzenlenen prim teşviği, 5510 sayılı Yasa'ya 5763 sayılı Yasa'nın 24.maddesi ile eklenmiş olup 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Somut olayda 5510 sayılı Yasa'nın 81/1-(ı) bendindeki düzenlemeye göre; aynı Yasa'nın 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran işverenlerce ödenecek primin işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarı Hazine tarafından karşılanacağından, gerek bu tutarın Hazinece karşılanmaması, gerek işverenin bu tutarı davalı Kurum'a ödemiş olması, gerekse de ihale makamınca işveren şirketin hak edişlerinden, sigorta primi işveren hissesinin, %5 puanlık muafiyet indirimi yapılmadan tümüyle kesilmesi durumunda sebepsiz zenginleşen Hazine olacaktır. Bu durumda husumetin Hazine'ye yöneltilmesi gerekir.
Hal böyle olunca mahkemece, davanın pasif husumet (davalı sıfatı) yokluğu nedeni ile reddi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile işin esasına yönelik olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.