"İçtihat Metni"
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/11/2011-01/07/2013 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalılar temyizine gelince;
Dava; davacının, davalıya ait işyerinde 01.11.2011 – 01.07.2013 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının davalı E.. K..’ya ait, davalı Kurum'da tescili bulunmayan ayakkabıcılık faaliyeti konulu iş yerinde 01.11.2011 – 01.07.2013 tarihleri arasında asgari ücretle sürekli olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı E.. K.. adına 506 sayılı Yasa kapsamında kayıtlı işyeri, davalı tarafından davacı adına düzenlenen işe giriş bildirgesi ve davalı Kurum'a bildirilen çalışma bulunmadığı, davalının 13.02.2012 – 30.10.2013 tarihleri arasında, davacının çalıştığını beyan ettiği işyeri adresinde ayakkabı imalatı ve toptan satışı üzerine vergi kaydı bulunduğu, ayrıca 23.06.2005 tarihinden beri başka bir adreste kuaförlük işinden de vergi kaydı bulunduğu, davacı tarafından Cumhuriyet Savcılığına verilen 12.09.2013 tarihli şikayet dilekçesi ile; dava dışı ......... ile ............ isimli işyerinde ortaklık kurduklarının, şirketin ........... arkadaşı davalı üzerine olduğunun, şirketinin tüm resmi işlemlerinin bu kişi adına yapıldığının, 12.09.2013 tarihinde gelen haber üzerine işyerine gittiğinin ve Serdar'ın işyerindeki malları bir kamyona yüklediğini gördüğünün, ne yaptığını sorduğunda malları götürdüğünü, kendisine de boş atölyeyi bıraktığını söylediğinin, bunun üzerine şikayetçi olduğunun beyan edildiği, zabıta tarafından komşu işyeri tanığı olarak tespit edilen, ancak davalının kuaför işyerinden 2013/3-5. aylar arasında hizmet bildirimi bulunan tanık A.. A.. tarafından davacının işyerinin ortağı olduğu ve haftada bir iki kez işyerine geldiği yönünde beyanda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
.../...
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda ise; dinlenilen tanıklar tarafından, davacının davalı işyerinin ortağı olduğu yönünde beyanlarda bulunulması, davacının da Cumhuriyet Savcılığına verdiği 12.09.2013 tarihli dilekçede ortak olduğunu beyan etmesi göz ardı edilerek, davacının hizmet aktine dayalı çalışmasının bulunmadığı açık olmasına rağmen yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının sitek halinde davalılardan E.. K..'ya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden taraflardan davacıya yükletilmesine, 14.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.