"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 17/10/1984-22/05/1989 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile Kuruma ödenen primin faiziyle iadesine, yaşlılık aylığının yeniden hesaplanarak varsa eksik ödenen miktarların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, 17/10/1984-22/05/1989 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının iptalini, Bağ-Kur sigortalılığı nedeniyle fuzulen ödediği primlerden şimdilik 2700 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini, gerçek emekli maaşının tespiti ve eksik ödenen emekli maaşının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 17/04/1984 ile 22/05/1989 dönemine ait çakışan sigortalılığın (bağkur sigortalılığı) iptaline, 2.700,00 TL haksız ödenen primin ödemeyi takip eden aybaşı olan 01/08/2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, vergi kaydına istinaden davacının 09/12/1983 tarihi itibariyle resen 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği ve 09/12/1983-22/05/1989 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olarak tescilinin bulunduğu, 09/12/1983-01/01/1985 ve 01/01/1985-22/05/1989 tarihleri arasında vergi kaydı bulunduğu, 17/10/1984-12/04/2004 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmaları bulunduğu, davalı Kurumca çakışan dönem 17/10/1984-22/05/1989 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmasının iptal edilerek, 12/04/2004 tarihli tahsis talebine istinaden davacıya 01/05/2004 tarihinden itibaren 1963 gün Bağ-Kur, 5927 gün SSK, 600 gün askerlik borçlanması olmak üzere toplam 8490 gün üzerinden 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
"Çakışan sigortalılık sorununu" gerek 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp sigortalının önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır. Yasal sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması gerekir. 506 sayılı Yasanın 3. maddesinin I. ( F ) bendinde "Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların" ( K ) bendinde ise, "Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların" sigortalı sayılmayacağı" belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479 Sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 24. maddesinin I. ve II. Fıkralarında da bir kimsenin Bağ-Kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir. Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp, önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır (29.06.2005 gün ve 2005/21-389E, 2005/430K Sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı da aynı yöndedir.).
Somut olayda, davacının 09/12/1983 tarihinde önce başlayan sigortalılığı Esnaf Bağ-Kur sigortalılığı olduğundan ve davalı Kurumun davacının 09/12/1983-22/05/1989 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının iptali yönündeki işlemi yerinde olduğundan davanın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
01/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
E.M