"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 2011-2012 yılları arasında sigortalılığını iptal aden kurum işleminin iptaliyle bu sürelere ilişkin sigortalılığın geçerli olduğuna karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının gerçek ve fiili bir çalışmaya dayanmadığından bahisle davalı Kurum tarafından iptal edilen 09.04.2011 ile 31.05.2012 dönemleri arası çalışma süresinin kendisine iadesine karar verilmesi ve hizmetlerin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları ya da komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır. Somut olayda; davacının 9.4.2011-31.5.2012 dönemleri arasında dava dışı 1008635 işyeri sicil nolu ... M. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. işyerinden hizmetlerinin bildirildiği, davalı Kurum tarafından 31.12.2012 tarihli kontrol memuru raporu ile söz konusu işyerinden davacı adına bildirilen hizmetlerin gerçek ve fiili çalışmaya dayanmadığından iptaline karar verildiği, söz konusu işyerinden 2011-2012 yıllarında tek bildirilen işçinin davacı olduğu, davacı tarafından sunulan iki tanığın mahkeme huzurunda davacının doğalgaz ustası olarak fiili çalışmasını doğruladığı, ancak işyerinde ... m. Ltd. Şti. yazıp yazmadığını bilmediklerini, ... Yapıda çalıştığını beyan ettikleri, işletme ismi konusunda beyanların netleştirilmediği anlaşılmaktadır. 31.12.2012 tarihli ... Kontrol Memuru raporunda; davacı 2011/Nisan ayı ile 2012/Mayıs ayları arasında doğalgaz tesisatı işinde usta olarak çalıştığını, işyerinin unvanının ... Yapı olduğunu belirtmiştir.
Yapılacak iş, dava dışı ... M.E. Ltd. Şti. ile ... Yapı arasındaki bağı araştırıp, davacının 2011/4. ayı ile 2012/5. ayları arasında çalışması bildirilen ... s.s. numaralı işyeri ile ... Yapı işyerinin aynı olup olmadığı ve ... Yapı’nın ... Ltd. Şti.’ne bağlı olup olmadığı netleştirilerek, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
26.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.