Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalı işyerinde 15.09.2008- 16.10.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece ...'nın ... S.S numarasına kayıtlı bulunan Davacı ... T.C nolu ...'ın ... Meydanı No:10 D:2 .../... adresinde bulunan ve ...'nın ... numarasında kayıtlı ... A.ş' ye ait büro iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 04/11/2008-19/05/2010 tarihleri arasında 556 gün süreyle çalıştığının ve bu çalışmalarının ...'a bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.

Davanın yasal dayanaklarından biri 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, işyerinin büro işyeri olduğu, ihtilaflı dönemde 506 sayılı kanun kapsamında olup ihtilaflı döneme ait birtakım bordroların gönderildiği, dinlenen bir kısım davalı ve bordro tanıklarının beyanlarında davacının davalı işyerinin anlaştığı temizlik şirket elemanı olduğunun iddia edildiği, davacının da başlangıçta Yamanlar isimli temizlik şirketi tarafından davalı işyerinde çalışmak üzere görevlendirildiği, ancak sonrasında davalı işverenlikçe çalışması beğenildiğinden bu şirket elemanı olarak çalışmaya başladığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davalı işverenin temizlik işini ihale ile alt işverenlere devredip devretmediği, davalı işyeri ile davacı arasında mahkemece kabul edilen sürenin tamamı ya da bir kısmında iş akdi olup olmadığı araştırılmadan, ihtilaflı döneme ilişkin tüm bordrolar getirtilmek suretiyle bordro ve gerektiğinde komşu işyeri tanıkları dinlenmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğu görülmüştür.

Yapılacak iş, davacının çalıştığı temizlik şirketini araştırmak, davacının davalı işyerindeki görevlendirmesinin kim tarafından yapıldığı, davacıya emir ve talimat verme yetkisinin kimde olduğu, davacının izin, sevk gibi işlemlerinin kim tarafından yapıldığı, davalı işverenin davacının çalışma yapacağı iş ve çalışma şekli ile ilgili tasarrufta bulunma yetkisi olup olmadığı, neticeten dava dışı temizlik şirketi ile davacı arasında iş akdi olup olmadığı, davalı işveren ile dava dışı şirket arasında asıl-alt işverenlik ilişkisi veya vekalet ilişkisi olup olmadığı, varsa ihtilaflı dönemin tamamında mı bir kısmında mı devam ettiği, kısmi devam etmişse hangi tarihlerde bu ilişkinin devam ettiği hususlarında araştırma yapılması ve davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarının hangi işverene bağlı olarak geçtiği hususu tespit edilerek, gerektiği takdirde dava dışı şirketi davaya dahil etmesi için davacıya süre vererek taraf teşkili sağlandıktan sonra tarafların gösterdiği delilleri toplamak, bu kapsamda ihtilaflı döneme ilişkin çalışmaların geçtiği işyerlerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarını getirtmek, bu bordrolarda ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptayarak bunların bilgilerine başvurmak, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, ... Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalıya o tarihte komşu olan işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri ile davalının komşuları ve apartman görevlisi araştırılıp tespit edilerek davacının ihtilaflı dönemde fiili ve kesintisiz bir çalışmasının olup olmadığı hususunda yöntemince beyanlarını almak, çalışmanın hangi işveren nezdinde hangi tarihlerde geçtiğini net bir şekilde belirlemek, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği de nazara alınıp gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz kapsam ve nedenlerine göre sair temyiz nedenleri incelenmeksizin temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan ...'ye iadesine 04.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***