Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, Kurum tarafından borç tahakkuk ettirilmesi işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, yetkisizlik nedeniyle reddine karar vermiştir.

Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava; davalı Kurum tarafından davacıya borç tahakkuk ettirilmesi işleminin iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece; iş mahkemesi sıfatıyla, dava dilekçesinin HMK'nın 20. maddesi uyarınca yetkizsizlik nedeniyle reddine, HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini takip eden iki hafta içinde istekte bulunulması halinde dosyanın yetkili nöbetçi Adana İş Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Adana SGM tarafından davacıya 17.02.2015 tarihli yazı ile; sahte reçete şikayeti üzerine yapılan incelemede Hatay/Kırıkhan Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen bir kısım reçetelerdeki ilaçların hak sahiplerine verilmediği, hak sahiplerinin bu reçetelerden haberinin olmadığı, bir kısım ilaçların da eczane çalışanı tarafından teslim alındığı anlaşıldığından borç tahakkuk ettirildiğinin bildirildiği, davacı ile SGK yetkilisi arasında 2013 yılında imzalanan “ SGK Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol Metni ( 19.09.2013 Tarihinde imzalanan 2013/1 Ek Protokol İşlenmiş Hali ), SGK ile Eczacı Arasında İmzalanacak Tip Sözleşme 1. Kademe - %0 İndirim ) ” başlıklı belge bulunduğu anlaşılmaktadır.

Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen ele alınması gereken bir husustur.

İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikte özel mahkemelerdir. 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesi, bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğini kurala bağlamıştır.

Somut olayda; mahkemenin görevini belirlerken, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığına bakmak gerekir.

Sağlık sigortası kapsamında sigortalı ve hak sahiplerine sağlık hizmeti sunmakta olan davalı Kurum, 5510 sayılı Kanunun 73. maddesi uyarınca eczanelerle sözleşme imzalayarak ilaç temin etmektedir. Dava konusu uyuşmazlık bu yetki çerçevesinde oluşan bir ihtilafa değil, bu yetkiye dayanarak yapılmış bir sözleşmeden çıkan uyuşmazlığa ilişkindir. Somut olayda uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılıktan kaynaklandığı belirgin olup bu yönde davada 5510 sayılı Kanun'un uygulama yeri bulunmadığı gibi uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanun'un uygulanmasından kaynaklandığını ortaya koyacak Yasa'da başka bir hüküm de mevcut değildir. Aksine, sözleşme hükümlerine aykırılıktan doğan bu davanın yasal dayanağı Borçlar Kanunu'nun 96 ve devamı maddeleri olduğundan, davanın İş Mahkemesinde değil, genel mahkemede görülmesi gerekir. Uygulamada gerek Dairemiz ve gerekse konu ile ilgili 13. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu kararları da bu yöndedir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgularda yanılgıya düşülerek, davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine

26.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***