"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminat ile tedavi ve cenaze giderlerinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle; davacıların tedavi ve cenaze giderlerine ilişkin taleplerinin reddine, toplam 173.800.00 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalılar vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10/05/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılar vekili Avukat ... . . geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 05.10.2011 tarihli iş kazası nedeniyle hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
İş Mahkemesince verilen 30.12.2014 tarihli kararda; davacıların tedavi gideri ile cenaze giderlerine ilişkin taleplerinin reddine, 83.800,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının 5.10.2011 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin fazla haklarının saklı tutulmasına, davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin kısmen kabul, kısmen reddi ile davacı ... için 40.000,00-TL, davacı ... için 25.000,00-TL, davacı ... için 25.000,00-TL olmak üzere toplam 90.000,00-TL manevi tazminatın 05.10.2011 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine hükmolunmuştur.
İşbu dosyada öncelikli tartışma konusu kazalı işçi ile davalılar arasında hizmet akti ilişkisinin bulunup bulunmadığı ve giderek görevli mahkemenin hangisi olacağı hususlarında toplanmaktadır. Bu kapsamda öncelikle hizmet akti ile istisna akti kavramlarına değinmekte fayda vardır.
./..
Hizmet akdinden bahsedilmek için; 1-Hizmetin belirli veya belirli olmayan bir zaman içinde görülmesi, 2-Hizmet akdinin konusu olan edimin işverene ait iş yerinde yerine getirilmesi, 3-Edimin ifası sırasında işverenin denetim ve gözetimi altında bulunması, 4-Edimin ücret karşılığında yapılması ve ücretin zaman esası üzerinden saptanması unsurları gerekir. Ücret zaman itibariyle olmayıp yapılan işe göre verildiği takdirde dahi belirli ya da belirli olmayan bir zaman için alınmış veya çalışılmış oldukça hizmet akdi yine mevcuttur. Bu kapsamda hizmet akdinin belirleyici ve ayırıcı unsurları zaman ve bağımlılıktır. Zaman ve bağımlılık unsurlarını birlikte gerçekleştirecek biçimde çalışmanın varlığı halinde aradaki ilişkinin hizmet akdine dayalı olduğunun kabulü gerekir.
İstisna akdinde ise bir eserin ücret karşılığında yaratılması söz konusudur. İstisna akdinde ücretin tespitinde eser göz önünde tutulur. İş sahibinin talimat verme yetkisi ise, elde edilecek sonuç içindir. Hâlbuki hizmet akdinde emir ve talimat yetkisi işçinin çalışma yerinin, ise başlangıç ve sona eriş saatinin işverence tespiti biçimindedir.
Bunun yanında görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce, yargılamanın her aşamasında resen ele alınması gereken bir husustur.
İş mahkemeleri, 5521 sayılı Yasa ile kurulmuş olan istisnai nitelikte özel mahkemelerdir. 5521 sayılı Yasa'nın 1. maddesinde, işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının iş mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Anılan maddede belirtildiği üzere, iş mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur: a)Uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren (ya da işveren vekili) olmalıdır. b)Uyuşmazlık, iş sözleşmesinden veya İş Kanunu'ndan kaynaklanmalıdır.
Dosya kapsamından davacılar murisinin dava dışı ...'in işçisi iken yargılama konusu iş kazasına maruz kaldığı, kazalı işçi ile işbu dosyanın tarafı olan davalılar arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığı açıktır. Zira tüm dosya ve özellikle Kurumun(SGK) “iş kazası inceleme raporu” içeriğinden davalı ...'ın kendisine ait binanın çatı tamiri işini götürü usulu olarak dava dışı ...'e verdiği, davacılar murisinin de ...'in üstlendiği bu işi yaptığı esnada kazalandığı, yine davalı ...'nın somut olayda iş sahibi ... ile işi yapacak olan ...'i bir araya getiren ayrıca işin yapılacağı yerde bulunan su deposunun yerini değiştiren kişi olduğu anlaşılmaktadır. Mevcut bu hale göre davacılar yakını kazalı işçi ile davalılar arasında hizmet akti ilişkisinin(işçi- işveren ilişkisinin) bulunmadığı ortadadır.
Bu açıklamalar sonrasında inceleme konusu olaya gelirsek; yukarıda açıklandığı üzere kazalı işçi ... ile işbu davanın tarafı olan davalılar arasında hizmet akti ilişkisi bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla davalılar kazalı işçinin işvereni değildir. O halde davalı ... ile ...'ya yönelik işbu dava B.K.'nun 49.maddesinden kaynaklanan haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın giderilmesine yönelik bir dava olup ortada İş Kanunundan kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Hal böyle olunca da tazminat istemli işbu davanın genel yetkili mahkemelerde görülmesi gerektiği gözetilerek “dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davaların usulden reddi” yerine işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu açıktır.
./..
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve karar bozulmalıdır
SONUÇ: Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalılar yararına takdir edilen 1.350.00TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 10.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.