Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1973-1980 yılları arasında sahte kimlik üzerinden bildirilen çalışmalarının kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davacı ve davalılardan Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, 1973-1980 yılları arasında ... sigorta sicil numarası ile ... adına kayıtlı hizmetlerin davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir.

Bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için olabildiğince araştırma yapılması gerektiği açıktır. Kişilerin Sosyal güvenliği Anayasal bir hak olup güvence altında bulunduğu, bu tür aidiyet davalarında da hizmetin gerçekten davacıya ait olup olmadığının tespitinin çok önemli olduğu açıktır. Ayrıca, ... adına kayıtlı hizmetlerin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi ...'nun tüm mirasçılarının hak alanını ilgilendirdiği için bütün mirasçıların davalı sıfatı ile savunmalarının alınması ve delillerinin toplanması gerekmektedir.

Somut olayda, dosyada bulunan nüfus kaydına göre ...'nun daha fazla sayıda mirasçısı bulunmasına rağmen sadece dört tane mirasçısının davalı olarak gösterildiği ve bu davalıların da güncel mernis adresleri tespit edilmeden davacı tarafından bildirilen köy adresine tebligat yapıldığı, bu haliyle dosyada taraf teşkilinin sağlanmadığı anlaşılmaktadır.

Yapılacak iş, davacıya ...'nun tüm mirasçılarını davaya dahil etmek üzere önel vererek taraf teşkilini sağlamak, usulüne uygun taraf teşkili sağlandıktan sonra tarafların gösterdiği delilleri toplamak, bu şekilde elde edilen delilleri değerlendirerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine

27/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***