"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İŞ) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 22.05.2000-22.12.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin olarak düzenlenmiş olan 04/06/2010, 12/01/2011, 17/10/2012 tarihli işe giriş bildirgelerinin Kurum kayıtlarına intikal ettiği, davacıya ait hizmet cetvelinde 01/08/2003-20/08/2003 tarihleri arasında dava dışı işyerinde geçen hizmetlerinin, 04/06/2010-14/06/2010, 12/01/2011-07/03/2011 ve 17/10/2012-22/12/2012 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen hizmetlerinin Kurum'a bildirilmiş olduğu, 17/07/2012 tarih ve 2010/OA-14 sayılı Kurum Kontrol Memurluğu raporu ile davacının davalı işyerinde geçen ve Kurum'a eksik olarak bildirilen bir kısım hizmetlerinin tespit edildiği, Kurum raporuna esas alınan 06/06/2011 tarihli ifade tutanağında davacının davalı nezdinde; 22/05/2000-01/11/2000 ve 12/01/2011 tarihinden itibaren 2 ay kadar çalıştığını beyan ettiği, davalı işyerinin 08/04/1983 tarihinden itibaren genelev işletmeciliği faaliyetinden dolayı Kanun kapsamına alınmış olduğu, davalı işyerine ait 2000/02,2004/12, 2007/7,2008/05, 2012/12 aylarına ait dönem bordrolarının dosyaya sunulduğu, ... Zührevi Hastalıkları ve Fuhuşla Mücadele Komisyonu'na ait cevabî yazı ile davacının 22/05/2000-02/01/2000, 01/06/2010-29/06/2010, 22/01/2010 -18/03/2010, 22/10/2012-04/01/2013 tarihleri arasında giriş-çıkış kaydının yapıldığı hususunun Mahkeme'ye bildirildiği, yapılan zabıta araştırmaları neticesi davacının davalı işyeri dışında başka illerde de genelevlerde çalıştığının tespit edildiğinin Mahkeme'ye bildirildiği, duruşmalarda sadece davacı tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, yapılan zabıta araştırmaları ile davalı işyeri dışındaki başka il ve ilçelerde yer alan işyerlerinin kimlere ait olduğunun araştırılmadığı, uyuşmazlık dönemini kapsayacak şekilde kayıtlı tanık beyanlarının alınmadığı, böylece çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, yapılan zabıta araştırmaları neticesi gelen yazılarda davacının tespiti istenen süreler içinde farklı illerde çalıştığı bildirildiğinden çalışmalarına ara verip vermediğini araştırmak, davacının dava konusu dönem içerisinde farklı işyerlerinde çalışması bulunduğu anlaşılmakla bu işyerlerinin adresini ve işyeri ünvanını Kurum'dan sorarak davalı işyeri ile herhangi bir bağlantısı olup olmadığını belirlemek, öncelikle dava konusu dönemi kapsar biçimde bordro tanıklarını dinlemek, davalı işverenin işkolu gözetildiğinde birden fazla işyerinin bulunması muhtemel olduğundan Kurum'dan davalı işverene ait diğer işyerlerinin sicil numarasını ve işyeri ünvanını sormak ve davacının bu işyerlerinde de çalışması olup olmadığı yönünde araştırma yapmak, gerek görüldüğü takdirde Kurum'dan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, dinlenen bordro ve komşu işyeri tanıklarının çalışma süresini tereddütsüz belirlemek amacıyla gerek görüldüğü takdirde hizmet döküm cetvellerini getirtmek, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
22.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.