Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisi ...'un tedavi edilmesi gerektiği halde zamanında gereken müdahalenin yapılmaması sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27/09/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi ve bırakılan günde Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davalı Kurum memurlarının, davacıların murislerinin sağlık hizmetlerinden yararlandırılmasına dair mahkeme kararını uygulamaması nedeniyle, murisin tedavi edilememesi sonucu ölümü iddiasından kaynaklanan manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır.

Zamanaşımı, bir maddi hukuk kurumu değildir. Diğer bir anlatımla zamanaşımı, bir borcu doğuran, değiştiren ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, salt doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu bakımdan zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. Bunun sonucu olarak da, yargılamayı yapan yargıç tarafından yürüttüğü görevinin bir gereği olarak kendiliğinden göz önünde tutulamaz. Borçlunun böyle bir olgunun var olduğunu, yasada öngörülen süre ve usul içinde ileri sürmesi zorunludur. Demek oluyor ki zamanaşımı, borcun doğumu ile ilgili olmayıp, istenmesini önleyen bir savunma olgusudur.

Somut olayda, Mersin 2. İş Mahkemesinin 2007/941 Esas ve 08/10/2008 tarihli ek kararı ile davacılar murisinin nihai kararın kesinleşmesine kadar SGK'nın sağlık hizmetlerinden faydalandırılmasına karar verildiği, bu kararın davalı Kurum'un bir kısım memurları tarafından uygulanmadığı, kararı uygulamayan memurlar hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan yargılanmaları için ceza davası açıldığı, yargılanan kamu görevlilerinin tamamının ceza aldıkları ve ceza dava dosyasının kesinleştiği, bu kapsamda eldeki temyiz incelemesine konu uyuşmazlık açısından suça konu fiilin tabi olduğu ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, dava tarihi olan 24/10/2014 tarihi itibariyle ceza zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşıldığından yerel mahkemenin zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar vermesi yerinde değildir. Ancak, olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 ve vd. maddeleri uyarınca, haksız fiil sorumluluğunun doğabilmesi için fiil ile zarar arasında “uygun illiyet bağı” bulunmak zorundadır. Davalının memurlarının eylemi ile ölüm sonucu arasında, davalının tazminattan sorumluluğunu gerektirir şekilde, uygun illiyet bağı bulunduğunun kanıtlanamadığı, bunun yanında murisin tedavisinin aile bireylerince her zaman yaptırılabileceği, bu durumun mirasçıların sosyal ödevi olduğu hep birlikte değerlendirildiğinde davanın esastan reddine karar verilmesi gerekmektedir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.M.K.’nun geçici 3. maddesi gereğince ve H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Mahkemece verilen 2014/347 Esas ve 2015/261 Karar sayılı, 13/10/2015 tarihli kararın hüküm fıkrasının 1. Bendinde yeralan "zaman aşımı nedeniyle" sözcüklerinin silinmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 03/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***