"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İŞ) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ... ve davalı Kurum vekili ile . ..i Yetkilisi . ... tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine;
2- Davacının temyizine gelince;
Dava, davacının 28.04.2008-10.10.2009 tarihleri arasında Burhaniye’deki işyerinde davalı kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ispat edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
Gerçekten; sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak sigortalılıktan söz edilemez.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30/06/1999 gün 1999/21-549-555- 03/11/2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davacı adına hizmet bildiriminde bulunulmadığı, mahkemece davalı şirketin Burhaniye’deki şubesinin ticaret sicilindeki tescil tarihinden itibaren davanın kısmen kabul ettiği, öncesinde ise şirket kurucu ortağı davalı Mehmet Kaya yanında çalışmış olabileceği, bordro tanıklarının ve davacı tanıklarının çalışmayı doğruladığı, 1079962 SS sayılı Mehmet Kaya adına kayıtlı ... mah. Cumhuriyet cad No; 146 Burhaniye adresinde kurulu işyerinin 23.09.2006-31.12.2008 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu , şirkete ait 1096105 SS işyerinin 17.09.2009 tarihinde Ticaret Sicilinde tescil edildiği ancak kapsama alınma tarihinin belli olmadığı, Mehmet Kaya’ya ait faal olduğu tarihler araştırılmadan ve buna göre davanın kamu düzenini ilgilendirdiği göz önüne alınarak tüm deliller toplanmadan karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, davalı şirkete ait işyerinin Kanun kapsamına alınma tarihinin Kurumdan sorularak, davacının öncesinde Mehmet Kaya’ya ait işyerinde çalışmış olabileceği ve 2008 yılındaki çalışmaları da tanıkların doğruladığı göz önünde tutularak, bu işyerinin hangi tarihler arasında faal olduğunun işyeri dosyaları, vergi kayıtları, oda kayıtları ve zabıta marifetiyle araştırmak, tespit istenen kabul edilmeyen dönemlerde faal olduğu anlaşılırsa tespit istenen dönemdeki bordro tanıkları ile resen tespit edilecek komşu işyeri çalışanlarını dinlemek, çalışmanın niteliği ve süresi yönünde beyanlarını almak, dinlenen tanıklarının ekinde işyeri tescil bilgisi olacak şekilde hizmet cetvellerinin de getirtmek, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine , aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı .. ..'ne yükletilmesine
04.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.