Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde geçen çalışmaların tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 01/12/1995-11/03/2003 tarihleri arasında davalıların murisi a ait işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı işyerinde 30/09/1999-11/03/2003 tarihleri arasında hükümde yazılı şekilde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacı adına 01/06/1998-05/01/1999 tarihleri arasında dava dışı.....ve Tic. A.Ş 'ye ait sicil sayılı işyerinden, 01/12/1998-30/04/1999 tarihleri arasında sicil sayılı davalı işyerinden sigortalı çalışma bildirildiği, davalı işyerinin 10/08/1988-11/03/2003 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, ihtilaflı dönemde 1996/3,1998/3,1999/1, 2002/3, 2003/1. dönem bordrolarının davalı Kuruma verildiği, dava dışı ....... A.Ş'ne ait ihtilaflı dönem bordrolarının dosya kapsamında bulunduğu ve dava dışı işyerinde çalışması bulunan bordro tanıklarının dinlenildiği fakat beyanlarında çelişkiler bulunduğu, ... Mahalle Muhtarı olan ...'ün davacının 18/03/1999-30/09/1999 tarihleri arasında mahalle muhtarlığı nezdinde çalıştığını beyan ettiği, dava tarihinin 30/07/2010 olduğu anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10.maddesine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Yasa'da yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerektiği gibi davacının aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır.

./.

Davacının sigortalı çalışmalarının Kuruma kısmen bildirildiği hallerde, eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü süre işlemeyecektir. (Hukuk Genel Kurulunun 23/06/2004 gün ve 2004/21-369 E, 2004/371 K. sayılı kararı )

Çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemez.

Somut olayda, 01/12/1998-30/04/1999 tarihleri arasında davacı adına davalı işyerinden bildirim olduğundan ve davacı tarafından dava dışı ...A.Ş'de çalışması bulunmadığı iddia edildiğinden, 01/12/1995-30/04/1999 tarihleri arasındaki çalışmasının kesintisiz olduğunun anlaşılması halinde bu dönem yönünden hak düşürücü süre söz konusu olmayacaktır. Öte yandan davacının davalı işyerinden ayrılıp bir süre muhtarlık nezdinde çalıştığının anlaşılması halinde, hüküm altına alınan 30/09/1999-11/03/2003 tarihleri arasındaki hizmet tespiti isteminin dava tarihine göre hak düşürücü süreye uğrayacağı hususu göz önüne alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.

Yapılacak iş, 01/12/1995-01/12/1998 tarihleri arasına yönelik hizmet tespiti talebi yönünden davacının dava dışı ...... A.Ş nezdinde fiilen çalışıp çalışmadığını, davacının bu dönemdeki çalışmasının blok çalışma niteliğinde olup olmadığını tereddütsüz belirlemek, dinlenen bordro tanıkları beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek, davalı işyerinin 1996/3. dönem bordrolarında kayıtlı bulunan ...'in beyanlarına başvurmak ve sonucuna göre bu dönem yönünden hak düşürücü sürenin söz konusu olup olmadığına karar vermek, davalı işyerinden davacı adına bildirim yapılan 01/12/1998-30/04/1999 tarihinden sonra davacının çalışmasının kesintiye uğrayıp uğramadığı tespit edildikten sonra, çalışmanın kesintiye uğradığının anlaşılması halinde hüküm altına alınan 30/09/1999-11/03/2003 dönemi yönünden dava tarihine göre hak düşürücü sürenin oluşacağını göz önüne almak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ... ve ...'ya iadesine, 21/06/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

***