Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, prim borçlarını ödediğinden davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 17 yıl 3 ay 14 gün 1479 sayılı kanun sigortalı hizmet süresi için davalı kuruma prim borcu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir.

04.04.2015 tarihli 6645 sayılı Kanunun 56. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen ve 23.4.2015 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 63. maddede kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, Kuruma kayıt ve tescilleri yapıldığı hâlde, bu maddenin yayımlandığı ayın sonu itibarıyla 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren üç ay içinde ödememeleri veya ilgili kanunları uyarınca yapılandırmamaları hâlinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek bunlara Kurum alacakları arasında yer verilmez. Sigortalılıkları durdurulanlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin sigortalılıkları bu maddenin yayım tarihini takip eden ay başı itibarıyla yeniden başlatılır"şeklinde düzenleme getirilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; dosya içerisine alınan davacının yaşlılık aylığı talebine ilişkin dosyada hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının esnaf ... sigortalılığının 16.01.1987- 30.04.2004 tarihleri arasında 17 yıl 3 ay 14 gün olarak kabul edildiği, dosyadaki 28.01.2011 tarihli 1479 sayılı sigortalı bilgilerinde davacının 16.01.1987- 30.04.2004 tarihleri arası 17 yıl 3 ay 14 gün hizmeti bulunup en son 30.10.2008 tarihli prim ödemesi olduğu ve prim borcu bulunmadığı, davanın kabulü ile davacının 01.02.2011 tarihinden itibaren kısmi yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile dava tarihine kadar hak kazandığı aylıkların dava tarihinden ve dava tarihinden sonra hak kazandığı aylıkların hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizler ile birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği, kararın Yargıtay 10 Hukuk Dairesinin 05.03.2015 tarihli ilamı ile kararın onanarak kesinleştiği, kurumun 21.02.2016 tarihli yazısında davacının geçici 63. madde gereği 4/b hizmet dökümünde güncel prim borcu bulunmadığı ancak davacıya 63. madde terki işlendiğinde 22 yıl 15 gün ( 16.01.1987- 30.09.2008 tarihleri arası) olan esnaf bağkur hizmeti 15 yıl 15 güne ( 16.01.1987- 31.01.2002 tarihleri arası) düştüğü ve prim borcunun silindiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin dosyadaki 28.01.2011 tarihli 1479 sayılı sigortalı bilgileri ile kurumun 21.02.2016 tarihli yazısında davacının ödediği primlerin karşıladığı sürenin farklı olup davalı kurumca çelişki giderilmeksizin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Yapılacak iş, davacının 1479 sayılı kanun sigortalılığı için yaptığı prim ödemelerinin karşıladığı süreye ilişkin kurum yazılarında çelişki bulunduğundan kuruma çelişkinin giderilmesi için yazı yazılarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

O halde davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***