"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İŞ) Mahkemesi
Davacı, 01.02.2009-12.01.2015 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitiyle 6552 sayılı Yasa'dan yararlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.02.2009 ile 12.01.2015 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve 6552 sayılı yasadan yararlandırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının 1.2.2009-31.12.2015 tarihleri arasında sigortalı olduğunun tespiti ve sigorta primlerinin taksitlendirilmesini ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davalarında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması ya da ürün tesliminin olması tek başına davanın kabulü için yeterli değildir. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti için öncelikle bir prim kesintisinin (tevkifat) bulunması gerekir. Yine bu prim kesintisini (tevkifatı) takip eden yıllarda, tarımsal faaliyete ilişkin olarak, hangi tarımsal ürünlerin yetiştirildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği, bu ürünlerden prim kesintisinin yapılıp yapılmadığı gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir.
Öte yandan ilk prim kesintisini izleyen yıllarda, prim kesintisi (tevkifat) veya ürün tesliminin iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilip, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının ziraat odası kaydının 12.01.2015 tarihinden itibaren başladığı, 2008-2015 yılları arasında davacının ürün tesliminden dolayı prim kesintisinin bulunduğu, 22.01.2015 tarihinde geçmişe dönük olarak sigortalı süresinin belirlenmesi ve 6552 sayılı yasadan yararlanmak için Kuruma başvuruda bulunduğu, başvurusunun Kurum tarafından reddedilip, 12.01.2015 tarihinden itibaren sigortalılığının başlatılıp devam ettiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının 6552 sayılı yasadan yararlanmak için süresinde başvuruda bulunmasına rağmen bu talebinin reddedilmesi ve davacının 12.01.2015 tarihine kadar sigortalılık talep etmesine rağmen 31.12.2015 tarihine kadar sigortalılık verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davacının ürün tesliminden dolayı yapılan tevkifatlar nedeniyle 01.02.2009-12.1.2015 tarihleri arasında sigortalı olduğuna karar vermek ve süresinde başvuru nedeniyle 6552 sayılı yasadan yararlanmasına karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine
21.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
C.C