Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İŞ) Mahkemesi

Davacı, 2009 ve 2010 yılları arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitiyle 1982 yılında eksik gözüken 35 günlük sigortalılığının süresine eklenmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 2009 ve 2010 yıllarında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının istemine ve Esnaf Bağ-Kur sigortalılığı kapsamında eksik bildirilen 35 gün hizmetinin istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının 2009 ve 2010 yıllarında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmiştir.

Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.

Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davalarında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması ya da ürün tesliminin olması tek başına davanın kabulü için yeterli değildir. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti için öncelikle bir prim kesintisinin (tevkifat) bulunması gerekir. Yine bu prim kesintisini (tevkifatı) takip eden yıllarda, tarımsal faaliyete ilişkin olarak, hangi tarımsal ürünlerin yetiştirildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği, bu ürünlerden prim kesintisinin yapılıp yapılmadığı gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir.

Öte yandan ilk prim kesintisini izleyen yıllarda, prim kesintisi (tevkifat) veya ürün tesliminin iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilip, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığı kapsamında tescilinin bulunmadığı, ziraat oda kaydının 2.9.2008-22.12.2010 tarihleri arasında bulunduğu, 2009 ve 2010 yıllarındateslim ettiği ürünlerden dolayı prim kesintisinin bulunduğu, Esnaf Bağ-Kur sicil dosyasının dosya arısnda bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda; mahkemece öncelikli olarak hükmün infazında tereddüt yaşanmaması için sigortalılık sadece yıl olarak belirlenemeyeceği için davacının talebi gün-ay-yıl açıklattırılıp, bu kapsamda araştırma yapılarak, prim kesinti tarihleri açık olarak belirlendikten ve Esnaf Bağ-Kur sicil dosyası dosya arasına alınıp ihtilafın nerden kaynaklandığı belirlendikten sonra karar verilmesi hatalı olmuştur.

Yapılacak iş; hükmün infazında tereddüt yaşanmaması için sigortalılık sadece yıl olarak belirlenemeyeceği için davacının talebi gün-ay-yıl açıklattırılıp, prim kesinti tarihleri açık olarak belirlendikten ve Esnaf Bağ-Kur sicil dosyası dosya arasına alınıp ihtilafın nerden kaynaklandığı belirlendikten sonra yukarıda yapılan açıklamalar ışığı altında sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine

21.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

C.C

***