Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 20/03/1988 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

K A R A R

Dava, sigortalılık başlangıcının 20/03/1988 tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 20/03/1988 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden;davacının 06.08.1968 doğumlu olduğu, 20.03.1988 ilk sigorta başlangıç tarihini talep ettiği, ... Kurum sicil numaralı ...işyerine ait 20/03/1988 tarihli işe giriş bildirgesinin 21/04/1988 tarih, ... varide numarası ile Kurum'a verildiği, kuru temizleme konulu işyerinde tezgahtar olarak çalışan davacı adına 20.03.1988-05.08.1988 tarihleri arasında 533.253.32.19 Kurum sicil numaralı... işyerinden hizmet bildirildiği, Kurum'un müzekkere cevabında davacının hizmet cetvelinde prim ödeme gün sayısı 20/03/1988 tarihinden itibaren mevcut olduğunu bildirdiği anlaşılmıştır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Öte yandan; hizmet tespiti davaları, tespit davasının bir türü olması nedeniyle dinlenebilmesi (esasına girilebilmesi) için diğer genel dava şartları yanında davacının bu davayı açmakta hukuki yararı (menfaatı) bulunmalı, davacının tespitini istediği sigortalı çalışmalarının işveren tarafından yöntemince davalı Kurum'a bildirildiği anlaşılan hallerde, bildirilen bu süreler yönünden istemin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmelidir.

Somut olayda ise; davacının talep ettiği dönemdeki çalışmalarının davalı Kurum'a bildirildiği anlaşıldığından hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***