Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

ESAS NO : 2016/1569

KARAR NO : 2016/6044

MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi

Davacı, murisinin 25.12.2006 tarihinde kalp krizi geçirerek vefat etmesi olayının iş kazası olduğunun ve iş kazası ölüm gelirine hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının murisinin çalıştığı işyerinde 25.12.2006 tarihinde vefat etmesi olayının iş kazası olduğunun tespiti ile iş kazası ölüm geliri bağlanması istemine ilişkindir.

Mahkemece, Davanın kabulü ile, davacının murisinin 25.12.2006 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespiti ile Ankara Sigorta İl Müdürlüğünün 11/04/2013 tarih 6014187 sayılı işleminin iptaline karar verilmiştir.

Husumet yalnızca SGK Başkanlığına yöneltilmiştir.

5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği, 5510 sayılı Yasa’nın 20 nci maddesinde ise iş kazasına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanacağı bildirilmiştir.

Olayın iş kazası sayılması gerektiğinin tespitine ilişkin davanın asıl amacı, 506 ve 5510 sayılı Yasa gereğince hak sahiplerine iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanmasının teminine yöneliktir. Diğer yandan bir sosyal sigorta olayının iş kazası sayılıp sayılmaması işverenin dahi hak alanını ilgilendirir. Zira işveren kusurlu ve de olayda iş kazası ise, kurum bağladığı gelirin peşin değerini işverenden isteyebilecektir.

Dava konusu olan hukuki ilişki birden fazla kişi arasında ortak olup da, bu hukuki ilişki hakkında mahkemece bütün ilgililer için aynı şekilde ve tek bir karar verilmesi gereken hallerde, dava arkadaşlığı maddi bakımdan zorunludur. Burada dava arkadaşları arasındaki hukuki ilişki son sıkı olup Mahkeme, mecburi dava arkadaşlarının hepsi hakkında aynı ve bir tek karar verir.

İş kazasının tespit istemine ilişkin dava sonucunda mahkemece verilecek hüküm gerek işverenin gerekse Sosyal Güvenlik Kurumu'nun hak alanını etkileyeceğinden işveren ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Davalılar arasında (pasif) mecburi dava arkadaşlığı bulunması halinde, davacı bütün davalılara karşı birlikte dava açmak zorundadır. Dava bütün mecburi dava arkadaşlarına karşı değil de bunlardan birine veya bir kaçına karşı açılmış ise bu halde, dava sıfat yokluğundan reddedilemez. Mahkemenin, davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil etmesi için davacıya bir süre vermesi, davacı bu süre içinde davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil ederse davaya devam etmesi gerekir. Davanın teşmili müessesesi uygulamada "dahili davalı " olarak nitelendirmekte olup, davayı teşmil eden davacının bu işlem için ayrı bir başvuru harcı ödemesi gerekir. Gerekli harç ödenmez ise mahkeme davacının davanın teşmili talebini inceleme konusu yapılamaz ve davanın teşmil edildiği kişi ihbar olunan üçüncü kişi olarak kabul edilir, aleyhine hüküm kurulamaz.

Yapılan incelemede davacı murisi eşi Mehmet Gederet'in inşaat işyerinde çalışırken 25.12.2006 tarihinde kalp krizi geçirerek vefat ettiği, Kurum'a yapılan iş kazası ölüm geliri talebinin, 27/08/2008 tarih 45 SOR 11 sayılı teftiş raporuna göre olayı iş kazası olarak kabul edilmediğinin Kurum'un 11/04/2013 tarih 6014187 sayılı yazısıyla reddedildiği, davacının olayın iş kazası olarak tespiti, Kurum'un 11/04/2013 tarih 6014187 sayılı işleminin iptali ile iş kazası ölüm geliri bağlanmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.

6100 sayılı HMK'nun 124. maddesi 4. bendine göre "Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa hakim karşı tarafın rızasını almaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir." Açılan bir hukuk davasında husumet mahkemenin resen gözönüne alacağı bir hadisedir ve kamu düzeniyle ilgili olup dava şartlarındandır. 506 sayılı Kanunun 11. maddesinin uygulanmasında işverenin davaya katılması asli müdahale konumundadır. Bu nedenle davacıya dahili dava dilekçesi tanzim edip harçlandırılarak işverene tebliğe çıkartılması için önel vermek taraf teşkilinin sağlamak, varsa davalı SGK’dan iş kazası ile ilgili belgeleri getirtilerek tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.04.2016 gününde oy birliği ile karar verildi.

***